Levent Baykal

Levent Baykal
@coffeebean
öğretmen
Üniversite
Adana
90 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Gün Olur Asra Bedel
Colaman(Mankurt) Oğulun Nayman Ana'yı Öldürmesi Nayman Ana birden eyerin üzerinde döndü ve oğlunun kendisine nişan aldığını gördü. - Dur! Atma! Ancak bunu diyecek kadar zamanı olmuştu. Deveyi mahmuzlayıp hızlandırmak istemişti ama fırlatılan ok vınlayarak sol böğrüne saplanmıştı bile! Darbe öldürücüydü. Nayman Ana'nın başı sarktı, devenin boynuna sarılmak istediyse de tutunamadı, yere yuvarlandı. Ama kendisinden evvel beyaz yazması düştü başından. Ve bu beyaz yazma bir kuş olup havalandı. Ana'nın ağzından çıkan son sözleri tekrar ede ede gökyüzüne uçtu gitti: "Adını hatırla! Kim olduğunu hatırla! Babanın adı Dönenbay! Dönenbay! Dönenbay!" İşte o gün bugün, Dönenbay kuşu, Sarı-Özek bozkırında geceleri uçar dururmuş. Bir yolcuya rastlayınca onun yanına sokulur, "Adını biliyor musun? Kim olduğunu biliyor musun? Babanın adı Dönenbay! Dönenbay! Dönenbay!" diye ötermiş. Sarı-Özek'te Nayman Ana'nın gömüldüğü yere Ana- Beyit (Ana'nın yattığı yer) diyorlar. Mezarlığın adı bundan geliyor. Ak deve Akmaya'nın soyundan gelen develer üreyip çoğalmış. Onun soyundan gelen bütün dişi develer tıpkı onun gibi ak başlı imişler. Yine onun soyundan gelen erkek develer ise, tıpkı Karanar gibi kara renkli, iri ve çok güçlü olurlarmış. Gün Olur Asra Bedel Cengiz Aytmatov
Sayfa 167 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Roman
Reklam
Gün Olur Asra Bedel
Mankurt - Beni tanıdın mı? Mankurt "hayır"anlamında başını salladı. - Adın ne senin? - Mankurt. - Bu senin şimdiki adın. Eski adın neydi? Asıl adını hatırlamaya çalış bakalım. Mankurt sustu. Hiç konuşmuyordu. Ama, iki kaşının arasında ter tanelerinin birikmesinden, gözlerinin bir sis perdesi ardında kalmış gibi görünmesinden hatırlamaya çalıştığı belliydi. Hatırlamasını engelleyen kalın bir duvarı aşamadığı da anlaşılıyordu. Peki, babanı hatırlıyor musun? Babanın adı neydi? Kimsin, kimlerdensin? Hiç olmazsa doğduğun yeri, memleketini hatırla. Hayır, mankurt hiçbir şey bilmiyor, hiçbir şey hatırlamıyordu. - Vah yavrum, ne yapmışlar sana! Böyle diyen Nayman Ana'nın dudakları acı ve hiddetten titredi, kendini tutamayıp yine hüngür hüngür ağlamaya başladı. Ama mankurt yine öyle kayıtsız duruyordu. - Bir insanın elinden malı mülkü, bütün zenginliği hatta hayatı bile alınabilir, diye söylendi, ama insanın hafızasını almak gibi bir cinayet işlenir mi? Ey rızık veren Tanrı! Eğer varsan, insanların aklına böyle bir şeyi nasıl getirir- sin? Yeryüzünde zulüm, kötülük az mı ki! Böyle diyen Nayman Ana, gözlerini mankurt oğlundan ayırmadan, Sarı-Özek'te söylenen o meşhur ağıta başladı. Bu, Sarı-Özek tarihini, kültürünü bilen kişilerin çok iyi hatırlayacağı bir ağıttı. Talihsiz, dertli ananın, Güneşle, Tanrı ile ve kendisiyle ilgili olarak söylediği yakınmalardı. Geleneklere bağlı olanlar onu ezbere bilir ve bugün bile söyler- ler. Bu ağıtın başlangıç sözleri şöyleydi: "Men, batası ölgen boz maya Tulıbın kelip iskegen..." (Ben, yavrusu ölen biz dişi deve Tulumunu gelip koklayan...) Gün Olur Asra Bedel Cengiz Aytmatov
Sayfa 159 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Roman
Gün Olur Asra Bedel (Baba...)
09 Ağustos 2024 Baba... Bak ne diyeceğim Yedigey, senin kızlarına da benim çocuklarla birlikte okuma-yazma öğreteyim. Ne dersiniz ?Çocuklar iyi arkadaş oldular, hep beraber oynuyorlar.Gündüzleri sizde kalırlar, akşamları ise bize gelirler ve ben onlara ders veririm. Benim bu isteğim, yapacak işim olmadığından değildir, bunu anlarsın. Burası uzak, kuytuda unutulmuş bir yer, her şey kısıtlı, bunun için de çocuklarla çok ilgilenmek gerek. Öyle bir çağa geldik ki herkesin bir çok şeyi küçük yaştan öğrenmesi gerekiyor. Bugünün bir karış çocukları, dünün koca adamlarından daha çok şey bilmek zorunda. Yoksa doğru dürüst eğitim yapamaz, bilgili olamazlar. Abutalip'in bu çırpınışını, bu çabalarının asıl sebebini Yedigey ancak o felâketten sonra anlayabildi. İlk zamanlar onun, Boranlı'nın köreltici hayat şartları içinde bir eski öğretmen olarak, çocuklarına ancak böyle yardımcı olma çalıştığını sanmıştı. Meğer adam, başına gelecekleri biliyormuş gibi, çocuklarına kendinden olabildiği kadar çok şey vermek, onların zihninde, hafızasında daha çok yer etmek ve onlarda yaşamak istiyormuş. Abutalip akşam işten döndüğü zaman karısı Zarife ile birlikte, kendi çocukları ve Yedigey'in kızları için evi bir çocuk bahçesine dönüştürürlerdi. Çocuklar harfleri, heceleri öğrenirler, oyun oynar, resim yapar, masal dinler, şarkı söylerlerdi. Bazen bir yarış hâline getirirlerdi bunları. Yedigey bu ders saatlerini pek ilginç bulur ve bazen o da gelirdi. Ukubala da ara sıra bir bahane uydurur, o da gelirdi kızlarının ne yaptıklarını, nasıl çalıştıklarını görmeye. Boranlı Yedigey, onları görünce çok heyecanlanır, duygulanırdı. İşte, okumuş insan, öğretmen böyle olurdu, böyle yapardı! Gün Olur Asra Bedel Cengiz Aytmatov
Sayfa 126 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Roman
Gün Olur Asra Bedel (Nasıl Aile Olunur?)
Nasıl Aile Olunur? Gün geçtikçe Yedigey ile Abutalip arasında sıkı bir dostluk kuruldu. Abutalip zeki bir insandı. Çok güç bir durumda olmasına rağmen acınacak duruma düşmüyor, kaderine küsüp dert yanmıyordu. Alnı açık, başı dik, gururluydu. Olayları olduğu gibi kabul ediyordu. İşte Yedigey'i ona bağlayan bu özellikleri, bu hareketleri idi. Herhalde Abutalip yeryüzündeki kısmetinin bu olduğuna inanmıştı. Karısı Zarife de bunun bilincinde ve böyle düşünüyor olmalıydı. Kaderlerine razı, cezalarını çekmeye hazır, birbirlerine bağlı, tam bir dayanışma içinde idiler. Bu derin bağlılık, bu karşılıklı fedakârlık hayatlarına anlam ve güç veriyordu. Yedigey sonradan çok iyi anlamıştı onları ayakta tutan, onlara, zamanın şiddetli fırtınalarından kendilerini ve çocuklarını savunma azmi veren gücün bundan geldiğini. Özellikle Abutalip, çocuklarından bir gün olsun uzak kalmazdı. Çocukları onun her şeyiydi ve işten arta kalan her dakikasını onlara verirdi. Onlara okuma-yazma öğretir, masallar, bulmacalar uydurur, oyunlar bulur ya da icad ederdi. Başlangıçta, baba ve anne sabahları işe gittikleri zaman, çocuklar barakada, yalnız kalırlardı. Ama Ukubala'nın buna yüreği dayanmadı ve iki çocuğu yanına aldı. Onların evi daha sıcaktı ve o günlerde yeni gelenlere göre daha rahat yaşıyorlardı. Bu olay iki aileyi birbirine daha da yaklaştırdı. Gün Olur Asra Bedel Cengiz Aytmatov
Sayfa 125 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Roman
Gün Olur Asra Bedel
Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir.. gider gelirdi... Bu yerlerde demiryolunun her iki yanında ıssız, engin sarı kumlu bozkırların özeği Sarı-Özek uzar giderdi. Coğrafyada uzaklıklar nasıl Greenwich meridyeninde başlıyorsa, bu yerlerde de mesafeler demiryoluna göre hesaplanırdı. Trenler ise doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir.. gider gelirdi... Gün Olur Asra Bedel Cengiz Aytmatov
Sayfa 30 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Roman
Reklam