Levent Baykal

Levent Baykal
@coffeebean
öğretmen
Üniversite
Adana
90 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Açlık
Tanrı hiçbir canlıyı açlık ile sınamasın... Vakit geçiyordu. Sokakta ayak sesleri, at arabası gürültüsü duydum. Ahırdan atlarla konuşan Jens Olai'nin sesi geliyordu. Uyku gözümden akıyordu, oturuyor, hafiften ağzımı şapırdatıyor, başka hiçbir şey yapmıyordum.Kırgınlık içindeydi göğsüm. Hava kararmaya başlamıştı, gitgide güçten düşüyordum, yorulmuştum; yatağa uzandım. vapmıyordum. Ellerimi biraz olsun ısıtabilmek için parmaklarımı öne arkaya, sağa sola, saçlarımda gezdirdim; kopan tutamlar parmaklarımda kalıyor ,yastıağa dökülüyordu. Üzülmüyordum, umursamıyordum, saçım var daha.Üzerimden, bir sis gibi her yanımı sarmış bu garip uyuşukluğu atmaya çalıştım, yatakta dik oturdum, göğsüm elverdiği kadar öksürdüm, tekrar uzandım yatağa. Boşunaydı hepsi. Gözlerim açık, tavana dikili, yardımsız, ölüyordum işte! Derken işaret parmağımı ağzıma sokup emmeye koyuldum. Beynimde bir şey kıpırdamaya başladı; altan alta yol bulmaya çabalayan bir düşünce, çılgınca bir esinti idi bu: Parmağımı ısırıversem? Hiç düşünmeden gözlerimi yumdum, dişlerimi bastırdım. Yerimden fırladım. Uyanmıştım sonunda. Parmağımdan hafif kan sızıyor, sızdıkça yalıyordum bu kanı. Acımıyordu, yara da önemli değildi pek. Bense birdenbire kendime gelmiştim, başımı salladım, pencere önüne gidip yarayı sarmaya bir parça bez aradım. Durmuş, bu işle uğraşırken gözlerim yaşardı; sessizce ağladım. Bu cılız, bu ısırılmış parmağın hali öyle hüzün vericiydi ki! Allah'ım, neydi bu başıma gelenler! Açlık Knut Hamsun
Sayfa 91 - Varlık·Kitabı okudu
Roman
Reklam
Açlık
Sallanarak yürüdüm. İnsanın birazcık ekmeği olsa! Sokaklarda ısıra ısıra gidebileceğ bir küçük nefis çavdar ekmeği! Hem yürüyor, hem de bu en iyisinden çavdar ekmeğini hayal ediyordum, şimdi yemesi ne hoş olurdul Açlık iflahımı kesiyordu; ölmeyi, yok olmayı özledim, duygulandım, ağladım. Sefaletim bitip tükenmek bilmiyordu! Ansızın sokağın orta sında durdum, vurdum ayağımı yere, bastım küfürü. Ne demişti bana o? Sersem ha? Bana sersem demek nasılmış, gösteririm ben o polise! Dönüp, gerisin geri koşmaya başladım. Öfkemden ateş püskürüyor dum. Caddenin aşağısında ayağım sürçtü, yere düştüm, ama aldırmadım buna, hemen kalkıp yine koştum. Fakat istasyon meydanının orda, artık o derece yorulmuştum ki, daha aşağılara, limana gitmeye güç bulamadım kendinde; koşarken kızgınlığım da geçmişti zaten. Sonunda soluk soluğa durdum, derin nefes aldım. Öylesine bir polisin sözünün ne değeri vardı sanki?-Evet ama, her şeyi de sineye çekecek değildim ya!- Şüphesiz! diye kendim, kendi sözümü kestim. Eh işte, onun da anlayışı o kadar! Bu özrü doyurucu buldum;onun anlayışının da eh işte o kadar olduğunu, kendime bir daha tekrarladım. Sonra da geri döndüm.
Sayfa 52 - Varlık·Kitabı okudu
Edebiyat

Levent Baykal

, bir kitap okudu
6/10
·88 syf.··
2024 4. kitabı
Franz Kafka
7.8/10 · 268,1bin okunma
Dönüşüm
6/10
·88 syf.··
2024 4. kitabı
Franz Kafka'nın Dönüşüm adlı öyküsü daha çok bir ailedeki bireylerin özelliklerini,baş karakter Gregor'un dönüşümünü ve aile üyelerinin sonunda ondan vaz geçmelerini anlatarak bitiyor keyifli okumalar...
Öykü
DönüşümFranz Kafka · Panama Yayıncılık · 2015268,1bin okunma
Gün Olur Asra Bedel
7/10
·413 syf.··
2024 3. kitabı
Yazar, Yedigey adlı savaş gazisinin Sarı-Özek bozkırındaki Boranlı kasabasındaki tren istasyonunda yaşadıklarını çevresiyle ilişkilerini ve hayat mücadelesini anlatırken karı koca olan ve her ikisi de öğretmen Abutalip ile Zarife ve çocuklarını ve onların zorlu mücadelesine tanık olmakta;Kendisine destek olan bilim insanı Yelizarov'un sağlam karakterini aktarmaktadır. Amerika ile Sovyet Rusya'nın ortak uzay projesinden bu Dünya dışı bir gezegen olan Orman-Göğüslüler ile burada yaşayan insanlardan bahsetmekte;Kazangap adlı dostunun cenazesini Nayman Ana'nın yattığı Ana-Beyit mezarlığına defin işlemleri sürecini anlatmaktadır.
Roman
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma
Reklam