“üzerine ‘kazanacağız’ yazan bir duvarın dibinden
sana sesleniyorum
elbette kazanmayacağız/
elbette kazanmayacaktık/
kazanmak onların işi/
iyi değiliz/ iyi değil hiçbir şey/
kitap bitti”
“içine ağlamadığım bir şeyi yazamıyorum
öpemiyorum üstüne ağlamadığım bir şeyi
ya indim aklımdan
ya kendimi kurcalaya kurcalaya bozdum
artık çalışmıyorum”