Cogito

“Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? ( Tehlikeli Oyunlar, s.333) (Hayattan korkmam gerektiğini öğreten Kadim dostum Oğuz Atay’a sevgiyle ve hiddetle…)
Reklam
Baktım rüzgârsın sen baktım çamaşır ipini zorluyorsun hepimizin derdi güzel yaşlanmak sevgilim baktım bir kitabın sayfalarını çeviriyorsun ayağına terlik giy bildiğimiz şeylerin taşında yalınayak geziyorsun. biz satranç oyuncusuyuz sevgilim üzerimizde kara bir leke biz satranç oyuncusuyuz inanmıyoruz ceketlere düğmelere inanmıyoruz takvimleri savurarak gelen geleceğe işte yitirdik bütün taşlarımızı darmadağınık oyun tahtası bir tek şahımız duruyor sevgilim, o da evli, iki çocuk babası. kelimeler önümüze çıkıyor sevgilim uykumuzu bölüyor buradan çocukluğumuza kadar buradan çocukluğumuza kadar bir telaş içi boş kuşları kovalıyoruz ve bir sebep arıyoruz herkese küsmek için hemen o cumartesi buluyoruz, hemen o pazar yaşamak çukur yerlere doluyor diyorlar
“Sözcükler, yalnızca sözcükler unutuş fırtınasının, rüzgârının azgın dalgalarına karşı durmamda yardım edebilirdi. Yalnız sözcükler bana siper olabilirdi…”
Sayfa 10
“…Kendinden kaçmaya çalışıyorsun. Ama olmaz. Bu imkânsız. Her zaman kendine yetişirsin…”
Sayfa 95
Reklam