Sevildiğini bilmekten doğan sevinç, insandan çevresindeki varlıklara ve nesnelere de sirayet ediyor. Başka bir ifadeyle, sevildiğini bilen bir kalbin mutluluğu, kabına sığmayıp dışarı taşmaya başlıyor. Ne diyordu Türk tasavvuf ve halk şairi Yunus Emre: "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz." Yunus Emre'nin öğretisinin temeli, insanı ve tüm yaratılanları Yaradan'dan ötürü sevmeye dayanır. Bu bakış, dünyevi hırsların ve kavgaların geçici olduğunu vurgulayarak insanları hoşgörüye, hakikate, karşılıklı anlayışa ve muhabbete davet eder. Evet, sevgi çoğu zaman maddi ve manevî yaraları iyileştiren bir ilaçtır aynı zamanda. Pes Etme Mucizeler Yolda kitabında şöyle bir cümle vardı: "Biliyor musunuz? insan ummadığı zamanda ilgi görünce hele bir de sevildiğini hissedince yol kenarındaki çiçeğe bile gülümsüyor."
Ne çok düşünürdü insan. Ve de ne az şey düşünürdü insan. Aynı şeyler dönüp dolaşırdı zihinde ve bulgular sandığımız gibi hızla değişmezdi. Sonuçlar çoğu zaman aynı kalırdı, varılan kararlar hemen hemen benzer olurdu. Ve sonrasında çok düşünülmüş hayatlar basit düşüncelerle süslenir, çok da farklı olmayan yaşamlar sürülürdü. Ne çok düşünürdü insan. Ve de ne basit düşünürdü insan. Kompleks sayılan yapılar ne derece basit ve bayattı aslında. Bu düşüncelerin dışına çıkabilen de var mıydı ki. Ne kısıtlayıcıydı yaşam.
Duygu ve Düşünce
Reklam
Madalyonun gerçek yüzü
Seni öldürmeyen darbe güçlendirir diyerek seni aldattılar. Müsaade et, madalyonun diğer yüzünü anlatayım. O ağır darbelerden sağ çıkanlar, hayata her zaman daha güçlü devam etmezler; çoğu daha temkinli ayrılır o savaştan. Artık vaatlere daha az inanır, insanlara daha mesafeli yaklaşırlar. Çünkü iyi niyetin, hayal kırıklıklarını engellemeye yetmediğini en acı yoldan öğrenmişlerdir. Sana hayata bakışlarının nasıl değiştiğini anlatabilirler. Bu aniden bilgeleştikleri için değil, hayatın ellerinden o tatlı illüzyonları zorla söküp alması yüzündendir. Sanıldığı gibi buz tutmazlar; sadece insanlara ve eşyalara daha az bağlanırlar. Bilirler ki bugün sarsılmaz görünen ne varsa, yarın yok olabilir. Gerçek şu ki; ağır darbeler her zaman kahramanlar yaratmaz. Sadece insanı, hayatı olduğu gibi görmeye mecbur bırakır; olmasını umut ettiği gibi değil.
İnsan ve Hayat
Rüyamda ebe olduğumu gördüm ve az önce ilçede ki çoğu kişinin ebesi olan 90 yaşında ki bir teyze yanıma oturdu DOSTUM BU NASIL BİR TESADÜF
Tanrı Öldü, Yerine Enerji mi Geldi?
Nietzsche’nin “Tanrı öldü” sözü çoğu zaman yanlış anlaşılır. O, yalnızca dini inançların zayıfladığını değil; insanların dünyayı anlamlandırdığı eski değerlerin çöktüğünü anlatıyordu. Fakat görünen o ki insan anlam aramaktan vazgeçmiyor. Bugün bazı insanlar Tanrı’dan söz etmiyor olabilir. Ama onun yerine “enerji”, “evrenin mesajı”, “çekim yasası” ya da “titreşim frekansı” gibi kavramlarla konuşuyor. Belki de soru şudur: İnsan gerçekten Tanrı’yı mı terk etti? Yoksa yalnızca kullandığı sembolleri mi değiştirdi? Nietzsche bugün yaşasaydı, insanların eski tanrıları terk ederken yeni putlar üretmeye devam ettiğini söyleyebilirdi. Çünkü bazen değişen şey inancın kendisi değildir. Yalnızca aldığı biçimdir. — Çağrı ÖZPOLAT, Bibliyosmia, 21.06.2026
Bibliyosmia
KENDİNİ OKU ! ! ! …..
Her insan bir kitaptır . Ama çoğu , kendini okumadan ölür. Şems- Tebrizi
Reklam
Reklam