Oralardan mümkün olduğunca uzakta olmak isterdim..
Puan vermedi·109 syf.··
2026 23. kitabı
"Başka bir ailede ve başka bir dünyada olsaydık, o kendisi olabilseydi ve ben kendim olabilseydim, ağabey ve kız kardeş gibi olabilir miydik?" Yazar, hikâyeyi büyük bir öfke ya da ajitasyonla değil de; adeta bir mahkeme tutanağı veya otopsi raporu soğukluğunda anlatıyor. Bu mesafeli dili, biz okuyucularda çok daha derin bir dehşet ve rahatsızlık hissi bırakıyor. Roman, tek bir ağızdan değil; Diana’nın abisi, öğretmenleri, doktorlar, komşular, jandarmalar, savcı ve sosyal hizmet uzmanı gibi farklı tanıkların gözünden parça parça aktarılıyor. Böylece sessiz kalıp görmezden gelerek suça ortak olan toplumsal yapıyı da bizlere sorgutlamış oluyor. Kitabın adı olan “Sakar”, aile içi şiddeti örtbas etmek için kullanılan basit bir bahaneden fazlası. Çevredeki yetişkinler de bu yalana inanmayı seçiyor; çünkü gerçeği kabul etmek, sorumluluk almayı gerektiriyor ve kimse sorumluluk alacak kadar cesur değil. Hatta bu durumdan kaçıp mesleğine ara verenler bile oluyor. Kurumlar ise tırnak içinde kurallara, formlara ve prosedürlere o kadar bağlılar ki gözlerinin önündeki somut insan dramını raporlar arasında kaybediyorlar.. Kısacası roman, kötülüğün yalnızca şiddeti uygulayanlardan değil; “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyerek sessiz kalan sıradan insanlardan da büyüdüğünü gösteriyor. Sayfaları çevirirken Diana için bir şeyler yapmak istiyorsunuz fakat kitaptaki karakterler gibi eliniz kolunuz bağlı kalıyor. Kitap bittiğinde geriye kalan ağır suçluluk ve huzursuzluk hissi, bence yazarın hedeflediği ve okuru yüzleşmeye çağıran en güçlü etkisi.
Alıntı
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
8/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:53
Sürekli geçmişini düşünen bir insan olarak bu kitap tam bana göreymiş dedim :/ Böyle bir kitapçıya benim gibi olan herkesin ihtiyaçı olduğunu düşünüyorum. Herkesin çok beğenebileceği bir tarzda olmayabilir hatta bazı okuyanlara fazla sakin ya da basit gelebilir. Ama bence her okuyucu bu hikayenin bir yerinde mutlaka kendinden bir parça bulacaktır. Çünkü kitap, büyük olaylardan çok insan olmanın içimizde bıraktığı küçük izleri anlatıyor. Sıcacık, huzurlu ve insana kendini yalnız hissettirmeyen bir kitaptı. Kitap bittiğinde içimde tatlı bir hüzün vardı <3
Sakura Mevsimi KitapçısıTakuya Asakura · Athica Yayınları · 2026112 okunma
Reklam
Puan vermedi·256 syf.··
2026 4122. kitabı
Okurken sürekli gülümsediğimi fark ettim. İlk bakışta kedilerle ilgili keyifli bir kitap gibi görünse de aslında çok daha fazlası. Kediler üzerinden kayıplarımızı, kırılganlıklarımızı, hastalıklarla ve hayatın kontrol edemediğimiz taraflarıyla nasıl baş etmeye çalıştığımızı anlatıyor. En sevdiğim yanı ise iyileşmeyi karmaşık reçetelere bağlamaması oldu. Bazen bir kedinin yanınıza gelip sessizce kıvrılması, mırıldanması ya da sadece sizinle aynı odada bulunması bile insanın içindeki gürültüyü azaltabiliyor. Kitap bunun hem bilimsel açıklamalarını veriyor hem de gerçek yaşam hikâyeleriyle hissettiriyor. Kediler bize öğüt vermez, sorunlarımızı çözmez, bizi değiştirmeye çalışmaz. Sadece var olurlar. Ama bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey de budur: Yargılanmadan yanında duran bir canlı. Okurken kendi kedili anılarımı, sakinleştiğim zamanları düşündüm. Kedilerin uyuyarak, oyun oynayarak, güneşin altında keyifle uzanarak aslında yaşamayı ne kadar iyi bildiklerini fark ettim. Bize de unutmaya başladığımız o basit şeyleri hatırlatıyorlar: anda kalmayı, dinlenmeyi ve nefes almayı. Hem bilimsel bilgiler hem de sıcacık hikâyeler içeren, kedileri sevenlerin ayrı bir keyifle okuyacağı, sevmeyenlerin bile kedilere farklı gözle bakmasını sağlayabilecek çok tatlı bir kitaptı. Benim için okuması huzur veren, sayfaları arasında mırıldayan bir kitap oldu.
Cat PowerUlrica Norberg · Koridor Yayıncılık · 202525 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2026 126. kitabı
Bugün sizlere fantastik bir kitapla geldim. @temmuzunkulleri ’ın kalemiyle hayat bulan “Temmuz’un Külleri”, sıradan bir gençlik hikayesinden çok daha fazlasını barındıran, mistik dokusuyla okuyucuyu ilk sayfadan itibaren sarmalayan sarsıcı bir eser. Arizona’nın sıcak rüzgarlarıyla kavrulan Red Moon Yaz Kampı, dışarıdan bakıldığında huzurlu bir dinlenme alanı gibi görünse de efsanevi Kırmızı Ay gökyüzünde yükseldiğinde geçmişin küllerini ve kadim sırları birer birer ortaya dökmeye başlıyor. Cassy Anne’in basit bir yaz kampı beklentisiyle adım attığı bu dünya; Jack, Harper ve Ezra ile yollarının kesişmesiyle birlikte hayal gücünün sınırlarını zorlayan karanlık, gizemli ve bir o kadar da tehlikeli bir serüvene evriliyor. Hikaye, karakterlerin kampın ilk gecesinde buldukları gizemli semboller ve kayıp bir çocuk olan Ethan’ın günlüğüyle bambaşka bir boyut kazanıyor. Peşine düştükleri yedi farklı sembol; gençleri terk edilmiş eski bir tiyatro binasının tozlu sahnelerinden yüksek bir bakım kulesinin zirvesine, yeraltının karanlık geçitlerinden Ezra’nın maskelerle dolu gizemli evine kadar taşıyor. Mekanların karakterlerin ruh halleriyle birleşerek adeta canlandığı bu romanda, her sembol yeni bir tehlikeyi beraberinde getirirken “Zamanın Muhafızları” adındaki gizli örgütün izleri merak duygusunu her an taze tutmayı başarıyor. Yazar, kurguyu sadece çözülmesi gereken doğaüstü bir bulmaca ya da bir polisiye gibi kurgulamak yerine; sarsılmaz dostlukların, kalbi ilk kez pır pır ettiren heyecanların ve büyümenin getirdiği o kaçınılmaz, karmaşık duyguların içten bir anlatısıyla harmanlıyor. Temmuz güneşinin altında başlayan bu macera, sonbaharın soğuk rüzgarları eşliğinde karanlık bir savaşa dönüşürken okuyucuyu ruhun derinliklerine dokunan sürükleyici ve son derece keyifli bir
Temmuz'un KülleriCansu Kurnaz · Harmonia Yayınevi · 20252 okunma
1/10
·344 syf.··
2026 1. kitabı
Merak edip almıştım hiçbir fikrim yoktu kitaba dair ama tamamen hayal kırıklığı. Bana hiçbir şey katmadığı gibi daha da benden tahammülümü aldı götürdü. Yazı dili çok basit geldi gözüme, karakter gelişimi asla olmadığı gibi sürekli tekrarlanan aynı olaylardan ibaret. Ana karakterimiz Adeleide’nin hep kendi değerini anladığı ya da bilinçlendiği kısımları okumak için kitabın sonuna kadar geldim ama sadece Rory gibi bağlanma problemleri yaşayan, şımarık ve ne istediğini bilmeyen klasik tipleme bir erkeğe bu kadar uzun süre tahammül etmesi beni sinir etti. Konu olarak çok basit kalmış, altı doldurulmamış ve çok yüzeysel. Beğenmedim.
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,971 okunma
Tilkinin Gösterdiği Yol
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 112. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:12
Elbis Saren, insanların cadı olarak andığı tuhaf bir şifacı kadınla birlikte yaşamaktadır. Bir gün yine her zamanki gibi Oro Ana için malzeme toplamak üzere ormana girmişken karşısına tam da listesinde bulunan bir tilki çıkar ve oğlan da doğal olarak onun peşine düşer. Tabii tüyleri tıpkı altından iplikler gibi parıldayan bu tilkinin peşindeki tek kişi o değildir. Kısa sürede biri büyücü, diğeriyse avcı olan iki kişiyle karşı karşıya kalan El, oradan kaçmak yerine kendini bile şaşırtarak zavallı hayvanın yardımına koşmaya karar verir. Elbette ki sadece saf amaçlar gütmüyordur ama olsun. Şimdilik elimizdeki en iyi şey bu. Bir noktada Elbis, kapandan kurtarmayı başardığı tilkiyle beraber kaçmaya başlar. Arkasından gelen düşmanlara rağmen ona yol gösteren küçük tilkinin rehberliğini kabul eden Elbis, bir süre sonra kendini bildiği ormanın çok ötesinde bulur. O andan sonra geri dönmek artık bir seçenek olmaktan çıktığı için de mecburen tilkinin peşinden ilerlemeye devam eder. Ve sonunda karşısına, bir dağın içindeki sıradışı gölün üzerinde yükselen devasa bir yapı çıkar. Özel varlıkların gittiği bir okul: Nyxhaven Akademisi. İşin kötü tarafı, Elbis bir insan olmasına ve bunu yapamayacak olmasına karşın akademi sınırları içerisine girmeyi başarır fakat aynı zamanda çıkış yolu da ardından kapanır. Çünkü akademi öğrencilerinin oradan ayrılabilmesinin yegâne yolu, öğretim yılını başarıyla tamamlamaları hâlinde mümkündür. Belki diğerleri için bu oldukça basit bir görevdir fakat Elbis, bu süre zarfında hayatta kalabilmek için hem kendi türüne karşı büyük bir nefret besleyen bu doğaüstü canlıların arasında kimliğini gizlemelidir hem de 1. sınıfı bitirene kadar canlı kalmayı başarmalıdır. Hikâyenin genel şekilde konusu bu şekildeydi. Öncelikle söylemeliyim ki fantastik
1000Kitap
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202616 okunma
Reklam
Reklam