Sen Ona Aşıksın...
Demek bugün yeni bir hikayeye başlıyosun Dilerim bunun sonu bizimkinden mutlu olsun Çok şey unutturması gerekiyor şimdi sana İşi de biraz zor benden sonra aslında Şarkınız falan olucak yeni bi diziye başlanıcak Tatiller planlanıcak fotoğraflar konulcak Neyse seni çok seviyormuş ne tatlı Ona da her şeyim demişsin bana ne kaldı Sen ona aşıksın sen ona aşıksın Sen ona aşıksın tek bir söz söyleme boşver Sen ona aşıksın sen ona aşıksın Sen ona aşıksın öyle güzel gülme yeter Sen ona aşıksın sen ona aşıksın Sen ona aşıksın böyle biticekmiş meğer
Şarkı sözü
Çok tatlı değil mi :)) 🧡🌸🎀
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
bizlere biraz gönül alma biraz tatlı söz biraz da mahcubiyet lazımdı... çok şey mi istedik... :)
1000Kitap
Gerçeklerde biraz (: Yok kendime dahi torpil yok.
Yaşarken olenler, olmüşken yaşayanlar, oldüğü için ölenler... Hayatımda sevdiğim tek tük insan vardı. Toprağa dönüştüler. Şerefsize dönüşenlere bir şey olmadı. Ya yaşarlarken ya da olmüşlerken kaybettim. Sevdiklerim olarak kaybettim ama asıl kaybeden o yaşayanlardı ama oldükleri için umrumda değiller ve o yüzden kayıp ya da kazanç olayına bile değinmiyorum. Daha küçük acılarda omurgasını yamultanları affetmeyeceğim. Onlar da kendini affetmesin. Ya da pek bir şeye maruz kalmadan çok şeye maruz bırakanları. Hayatın zorlaştırıcılığında rol oynayan herkes suçlu. Ve affetmiyorum. Bugün affetmeyen tarafındayım. Büyük oldukları için hürmet beklerken büyük gibi davranmayanlara ise öfkem de var. Yaşınız aşağılık oluşunuzu örtememiş. İğrenç oluşunuzu kapatmamış ne saygısı? Beni ölünce beni yiyecek olan kurtçuklara dahi saygıyla yaklaşırken onlar bir kurtçuk seviyesinde bile değil. Ne saygısı cidden? Acizlik ve pştluk saygı duyma algıma girmiyor. İnsan o yaşına kadar hiç mi kendini sorgulamaz, hiç mi kendini adam etmeye çalışmaz, hiç mi bir şeyleri düzeltmeyi düşünmez? B.k yemeye başlayıp nefeslenmeye dahi fırsat bırakmamışlar. B.k havuzu olup yaşlarından ötürü, sadece yaşlarından ötürü böbürlenerek yürüyorlar. Büyümek gerçekten saygıya baksaydı çoğu insan Dünyaya geldiği ilk andaki haliyle kalırdı. Bu senin emeğinle ya da çabanla hak etmiş olduğun bir şey değil. Ne saygısı? Benden fazlaca gün yaşamışsın. Ona rağmen bir halta yaramamış. Ne saygısı? Saygıya da basit gözüyle bakıyorsunuz: Yaşla sınırlandırılması ya da yaşın içinde olması basitliğini gösteriyor. Ezberden bozma hiçbir şeye saygım yok. Ağlayarak amel defterlerine yazabilirler. Layıkıyla olamamış olduğunuz hiçbir şeye saygı duymam ben. Mesafeden ikinci çoğulla konuşurum, saygıdan değil. Siz de aslında hak etmediğinizi
Duygu ve Düşünce
İyi başlasam bile olümle bitti (+18)
2 günde ne olmuşsa biraz son nefesimi veriyor gibi hissettim. Ruhum bedenimden çıkmış da boşluğa düşmüşüm, kilitlenmişim, robotik hareket ederken aslında nefes alış verişimde bile gayret göstermem gerekecek kadar tükenmiştim. Bu neyin dalgasıydı ve nasıl bir anda olmuştu bilmiyorum ama bekledim. İçimde ya bir şeyler olüyordu ya da olenler çözülüyordu. Olenlerin cenazesinin kaldırılması izinden geçiyordu. İzin verdim işte. Yaşamadığım ya da farkında olmadan biriktirdiğim bir şeyler varmış demek ki. Bu süreçte biraz agresif ve aşırı sessizdim. Akşam yemeği dışında kalabalığa o kadar katılmadım. Kendimle baş başa kalıp içimin derdini anlamam ve bir şeyler yapmam gerekiyordu. İştahım da kapanmıştı. Kahve bile içmemiştim o derece. Ve demek ki o kadar ağır bir şeydi. Tuhaftı. Sanırım ilk kez buna doğru düzgün bir sebep bile bulamadım. Ama büyümem için tabi ki deri değiştirmem gerekiyordu. Bunun yüreğimin oluyor gibi hissettirişi belki o izinlere geç kalmamdandı. Bize artık baya küçük gelmiş tişörtün verdiği o rahatsızlık, sıkıştırma, boğma ve artık soymak mümkün değil, kurtulmak için kesip atman gerekirdi ya o tarz bir şey oldu. Geç kalınmışlık olmasa acısı da olmazdı. O her neyse bilmediğim için üzülürken geç de olsa daha da geç olmamış olduğu ve olduğu için sevindim tabi ki. Sanki öğlen matın üstünde "Hazırım ya, olmeye hazırım artık. Geleceksen gel. Ne bu, yorgun ve halsizim. Yüreğim okyanusa atılan bir kaya gibi acı çekiyor ama içim rahat. Bu sefer olacak mı, olsunnn. Bitmeden başlamaz, ölmeden doğulmaz. Bedenim mi olecek yoksa benliğim mi?" diye mayışmış halde düşünüyordum. Ve zaman o kadar yavaş aktı ki, saati 5-6 sanarken daha 2 imiş. Son gücümü temizlik perilerine vermiştim. Ne yapayım yaşam alanımın düzenli ve temiz olmasını seviyorum. Olümde dahi düzen ve bütünlük
Hayata Dair
Herkese merhaba sevgili okurlar.Çarpışma hakkında konuşmaya geldim.Öncelikle bence Liam ve Sophie arasındaki iletişim çok tatlı.Sophie ondan uzak durmak istiyor çünkü kadınlarla ilişkisi çok iyi değil.Liam ise en başından beri Sophie'yi istediğini söylüyor.Ama ben Sophie'nin yerinde olsam bende istemezdim.Tek gecelik ilişki olayını sevmediğini birkaç defa söylüyor zaten.Kız haklı yani.Liam'ın en yakın arkadaşının ölmesi ve bu kişinin abisinin eşi olması çok üzücüydü.Abisiyle konuşmuyor.Neden bilmiyorum henüz.Abisini suçluyor galiba doğum yaparken öldüğü için.Ama o da ister miydi böyle olsun..Keşke aralarındaki bağı koparmasaydı..İlerleyen sayfalarda bence bununla ilgili bilgiler ve konuşmalar olacak diye düşünüyorum..Ama o doğum sırasını ve ölüm haberini hiç unutmayacağım.Liam çok üzücüydü :( Onun dışında Sophie gerçekten tatlı birisi.Listesini tamamlamaya çalışırken bir yandan da eğleniyor listesi biraz uçarı olsa da en azından ölmeden önce yapılacaklar listesi diyebiliriz.Bakalım ilerleyen sayfalarda neler olacak.. #collided #laurenasherbooks
Edebiyat