Üç Nokta

Beni bitiren sorulardı bunlar; kendime sormak istemediğim, cevaplarından korktuğum sorulardı. Ama hayat böyleydi, illa bir yerde insana hiç istemediği soruları soruyordu, daha kötüsü bazen insan kendini iyi hissedeceği cevaplara inanmayı istese de inanamıyor; saf, çıplak, en hakiki gerçeği bulmak istiyor ama gerçekle yüzleşmeye de gücü yetmediği için arafta kalıyordu. Arafta olmak korkunçtu ve ben E.’yi severek 30 yıl arafta yaşadım.
Sayfa 247 - Can Yay·Kitabı okudu
Reklam
Allah kahretsin ki çok tatlı gülüyordu. O böyle güldüğü zaman dünya duruyordu.
Sayfa 246 - Can Yay·Kitabı okudu
Babaları bilemem ama annelerin bilinç dışında sakladıkları, hayatlarında bir etkisi olmadığını, travmasının çoktan geçmiş gitmiş, tedavi edilmiş olduğuna kesin kesin inandıkları ve unuttukları sandıkları şeyler bir şekilde kızlarına devrediyor. Belki oğullarına da devrolan bir şeyler vardır, belki onlar da babalarından bu kötü mirası alıyorlardır, bilmiyorum, benim babam olmadı.Ama şunu kendimden biliyorum: bilinçdışında uyuyan o şey her neyse, Özü genetik miras gibi kızlara geçiyor, hele benim gibi tek çocuksa…Hiçbir bilimsel dayanağım yok, belki de saçmalıyorum ama kendi yaşadıklarımdan sonra kaderin de miras olduğuna, tıpkı genler gibi annelerden kızlara devrolduğuna inanıyorum.
Sayfa 222 - Can Yay·Kitabı okudu
O an aşkın insanı sevinçten öldürebilmek gücü olduğunu düşündüm. (…) Aşk;müthiş bir iştah kesiciydi, insanın ağzını, boğazını, midesini kilitliyordu, lokma geçmesine izin vermiyordu.
Sayfa 214 - Can Yay·Kitabı okudu
E.’den kopamamıştım, (…) Eyşan kazanmasın diye. Öyle aptalcaydı ki biz iki kadın kaybettik ve hiç hak etmediği halde E. kazandı.
Sayfa 205 - Can Yay·Kitabı okudu
Reklam