Kalbin madde ritmine "nabız", kalbin mana ritminin bozulmasına da "kabz" denilecekse eğer, insanın nabzı hızlı atıyor; gönül dünyası ise topyekûn bir "kabz" hali yaşıyor.
İnsan, türlü olumsuzluklarla karşı karşıya kaldığında çoğu zaman ne yapacağını bilemez, bununla birlikte, durup bir düşünme payı da bırakmaz kendine.Hemen fiiliyata geçme isteği, insanda zuhur eden temel davranışlardan biri olur.Oysa yaratılmışların en makbulü olarak
dünyaya gelen insan; özüne döndüğünde kendi içinin âlemlerini keşfetmeye, içinde ve dışında görüp tahayyül edemediği bütün âlemlerin Rabbine gönülden hamdetmeye başlar. Burada ise "âlemlerin keşfi" başlamış, gaybın yani insana bilinmeyen katmanların perdeleri kişinin istidadınca açılmaya başlamıştır.
Dünyanın lezzet ve şehvetinden çıkan
kerih kokuyu duyar duymaz tıkayıver burnunu. Kurtar kendini ondan ve onun âfatından. Sana taksim olunan elbet ki ulaşacak sana.Bir de bakmışsın ki sen bambaşka bir sen olmuşsun.
Milli 'mefkûre' milli kültür... Bu olmadıkça siz istediğiniz kadar teşkilat kurunuz. İstediğiniz kadar kulüpleriniz, adamlarınız, hatta ordularınız olsun, bir şeye yaramaz. Çünkü, 'mefküre'siz bir kalabalık kadar dağınık ve korkak bir şey daha düşünülemez.
İdam mahkümları, son dakikalarında şafağın söktüğünü görürler mi? Eğer göremezlerse, ne yazık!.. Çünkü, bu, onların sonsuz karanlığa götürebilecekleri biricik aydınlık hatırasıdır.