Toplumumuzda varolan, ayıbın üzerini örtme eğilimi, konu cinsiyet kimlikleriyle ilgili sorunlara geldiğinde daha da katılaşıyor. Kaldı ki örneğin ensest gibi yaşantılar, çoğu kültürde yüzleşilmesi zor meseleler, dolayısıyla anlaşılabilmesine giden yollar genellikle kapalı. Oysa, ensest sevgisizlik ve derin içsel yalnızlıktan kaynaklanan bir olgu. Dolayısıyla, temelinde ebeveyn-çocuk ilişkilerindeki sorunlarla doğrudan ilintili. Cinsel eylem içeren ensest olgularının oranı, farkına varmadan yaşanan maskelenmiş ensest eğilimlerine göre oldukça düşük. Üstelik, maskelenmiş ensest eğilimlerin, bir kuşaktan diğerine aktarılma olasılıkları da hayli yüksek.