Puan vermedi·504 syf.··
2024 7. kitabı
Herkese merhaba arkadaşlar, bugün sizlere uzun zamandır okumadığım ve özlemini çektiğim Krıstın Hannah kaleminden #dörtrüzgar kitabıyla geldim.. İki tarih düşünün ki ilkinde birinci dünya savaşı sona ermiş insanlar rahata ermiş büyük bir kaos döneminden çıkmış Amerika cömert topraklarıyla insanlara kendini sunmuş ve insanlar bolluk, bereket ve huzur içinde yaşamaya başlamışlardır. Amerika’nın en iyimser dönemi olarak nitelendirilen 1921 yılı kadınlar içinde evliliğin tek seçenek olarak görüldüğü yıl olmuştur. Ve bu dönemde 25 yaşında olduğu için evde kalmış gözüyle bakılan Elsa Wolcott için gelecek hala belirsizdir. Taki hayatına Rafe Martinelli girene dek. Fakat Elsa’nın düşünmeden aldığı bu kararın bazı sonuçları olacaktır. Ve yapabileceği tek şey artık henüz tam olarak tanımadığı bu adamla evlenmek. Ve ikinci tarih! Takvimlerin yoksulluk dönemini gösterdiği 1934. 1934 yılında dünya büyük bir değişime uğraşmış milyonlarca insan işsiz kalmış ve bu işsizlik doğal olarak yoksulluğu da beraberinde getirmiştir. Büyük ovaları, tarlaları saran kuraklık hiç mahsül alamayan ve haliyle kazanç sağlayamayan çiftçileri artık sadece tarlalarını ve hayvanlarını kaybetmemek için büyük bir mücadeleye sevk etmiştir. Peki bu işsizlik ve beraberinde getirdiği yoksulluk durumu ne olacaktır. Bence bu kadar sipoiler yeter arkadaşlar. Bundan sonrasına haydi gelin birlikte tanık olalım ne dersiniz ? Kahvenizi yapın ve kitabınızı alın ve olaylara tanık olmaya bir an önce başlayın.
Dört RüzgarKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 2023436 okunma
8/10
·24 syf.··
Beğendi
·
2022 86. kitabı
Kitabımız 5 kitaplık bir set,Allah’ın isimlerini masallarla öğrenelim setinin 1. Kitabı El-Kerîm..Allah’ın cömert olmasıdır. Hadi o zaman bide minik tırtıl yumi’nin macerasına konuk olalım. Herkesin mutlu Mesut yaşadığı,çocukların koşup oynadığı,şen kahkahalar attığı bir ülkede yaşıyormuş Yumi.Fakat orada huysuz mu huysuz bir adam varmış.Bu adam kimsenin kendi bahçesine girmesine izin vermez,ağaçlarına,çiçeklerine dokunmaması için önlemini alırmış. Ama bir gün karnı acıkan Yumi bir yaprak için adamın bahçesine girer.Kıtır kıtır sesleri duyan adam Minik tırtıl Yumi ile karşılaşır ve… Sizce adam Yumi’ye ne demiştir? Yumi’nin Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in hadisini söylemesinden sonra adamda ne gibi değişiklikler olmuştur? Yumi Acaba hangi hadis-i şerifi söylemiştir? Sonunda adam bahçesi için neye karar vermiştir? Nasıl güzel düşünülmüş bir set demi küçük yaşlarda çocuklarımıza dinimizi aşılamak,Allah’ının isimlerini öğretmek ve onu daha iyi tanımasına olanak sağlamak,hele de masalla olunca daha kalıcı olacağını düşünüyorum. İçerisinde hadis-i Şerif olması,El kerîm isminin anlamı,kitabın sonunda soru-cevap,7 farkı bul,hangisi farklı gibi oyunlarda mevcut,hepsi ayrı ayrı güzel düşünülmüş.. Verilmek istenen mesaj iyilik yapmak,paylaşmak.. Biz çok severek,bilmem kaç kez okuduk.. sizlerde anneler babalar bu eğitici ve öğretici seti minik kitap kurtları için düşünebilirsiniz.
Duvarı Aşan Minik Tırtıl YumiŞerife Nihal Zeybek · Okur Çocuk · 20187 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·200 syf.··
2020 43. kitabı
İnceleme iki kısımdan oluştu, aslında ikinci kısım kitapla ilgili olan kısımdı ama birinci kısım daha alakasız diye onu aşağı aldım. Okumak isteyen oradan devam edebilir. Bu kitabı bir tesadüf eseri okudum. Okuduktan sonra kitapla ilgili biraz bakındığımda zaten popüler bir kitap olduğunun sarsıcı gerçeğiyle yüzleştim. Neredeyse okumayan bir ben kalmışım sanki. Halbuki Erich Fromm’un ismini de çok duymuş birisiyim ama şimdi okumak, yazarın hayatını öğrenmek nasip oldu diyelim. Fromm için bir gazete yazarı şöyle demiş “ o aynı anda hem bir sosyolog, filozof, tarihçi, psikanalist, iktisatçı ve antropolog hem de yaşamı seven bir kişi, bir şair ve bir peygamberdir. Yazarın bu en popüler kitabını okuyunca bende benzer şeyleri düşündüm çünkü gerçekten sevgi ile ilgili yazılmış bir kitapta bile ilişkilerin kökenlerini gerek ekonomik sistemlerde gerek psikoloji de gerekse de tarihin içinde arayarak açıklıyor. İlk bakışta saçma, tuhaf isimli kişisel gelişim kitaplarını andırsa da okudukça kitabın akademik bir dille yazılmış tutarlı son derece sistematik bir bütün olduğunu görebiliyorsunuz. Hem bu kadar teorik bilginin “sevgi adına yazılmış teoriler” gerçek hayatlarınızda yansımalarını daha okurken görebiliyorsunuz. Bu anlamda aktif neredeyse etkileşimli bir kitap bile denilebilir. Son olarak bir alıntıyla bitirelim: Gerçekten de sevgiden söz etmek “boş öğütler vermek” değildir çünkü sevgiden söz etmek en basitinden en temel ve gerçek gereksinimden söz etmek demektir. Tavsiye ederim. İyi okumalar. #İLK KISIM# Şu anda yazıyor olduğum bu cümleyi ve arkasından yazacak olduğum satırları yazmadan önce inanılmaz bir haz duyduğumu belirterek başlamak istiyorum. İmlecin zamanın akışının bir göstergesi gibi yanıp sönen şekline bakarak yazacaklarımı düşündüm. Ondan biraz önce de
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20227,9bin okunma
6/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2020 17:13
Savaş Sanatı’nın sabit esasları: 1. ahlaki yükümlülük = halk ve idarecisi arasında tam mutabakat 2. gökyüzü = soğuk, sıcak vakit 3. yeryüzü = büyük-küçük mesafeleri, tehlike ve emniyeti, açık olan dargeçit, yaşam ve ölüm ihtimallerini 4. kumandan = bilgeliğin faziletlerine yani; gayret, hakikate cesaret ve dirayete sahip olmalıdır. 5. usul ve disiplin : ordunun makul kademelere tasnif edilerek kumanda edilmesi subayların rütbelerine göre sıralandırılması, ordunun ikmal ve güzergahının inşası ve ordu masraflarının yönetilmesi... • “harp bir hileden ibarettir” - gücünüz yok: bozgun taklidi yapın ve düşmanı perişan edin. - düşmanınız fevri yapıda ise tahrik edin, saldırganlığını arttırın. - uzun süreli ise (karşılaşmalar) askerin silahi körerecek ve gayretleri sönecektir. - kuşatma - seferin süresinin uzaması ‘bütçe kaldırmaz’ - içinizdeki diğer kumandanların sizi yıpratması - sonrasında ne kadar mahir olunursa olunsun meydana gelecek neticeleri def edecek kabiliyeti kendin de bulamaz • En iyi vaziyet düşmanın ülkesini bütünüyle ve el değmemiş şekilde teslim almaktır. - tarumar etmek, açlık ve sefalete maruz bırakmak iyi değildir. - savaşmak ve fethetmek fazilet değildir. fazilet düşmanın direcini savaşmadan kırabilmekte yatar. eskiler kendini ve düşmanını tanıyan kendini ve düşmanını tanırsan 100 kere savaşsanda neticeden korkmazsın. Şayet kendini bilip düşmanı bilmezseniz kazandığınız her zafer için bir kere de mağlup olursunuz. Şayet ne düşmanınızı ne kendinizi bilirseniz her savaşta perişan olursunuz. - Güz yaprağını kaldırabilmek kuvvetinizin azametine işaret etmez güneşle ayı seçebilmek keskin görüşe dalalet etmez. fırtınanın sesini duymak kulağınızın ne derece hassa olduğu göstermez. Mükemmel lider ahlakî yükümlülüğü yayar metod ve disipline harfiyen bağlı
Siyaset
Savaş SanatıSun Tzu · İlgi Kültür Sanat Yayıncılık · 201749,6bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2018 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2018 14:46
AÇLIK Merhaba sevgili dostlarım, bu incelememi tokken okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Tok açın halinden anlamaz derler ya hani, aslında tok kendi tok halinin kıymetini bilmediğinden anlamaz açı, bazen o kadar güzel doymaz ki aç olmadığı halde yer de yer tok insan. Kendisi toktur ama ne fayda açtır gözleri, doymak bilmez obur iştahı. Gerçekte aç insanların halini düşünmeden bir sürü ekmek alır mesela onları yiyemez sonra bir yerlerde kurur kalırlar, eğer aç birinin yanında bu durumunu fark ederse önce kendi tok halinden utanır da belki biraz açlığa tahammül etmeyi öğrenir, belki utanır artık gereğinden fazla tok olmaktan. İsterse tok açın halinden öyle bir anlar ki, utançtan kendi halinden yerin dibine girer de alçalabildiği kadar alçalır hem de. Tıpkı benim gibi :/ Bir gün arkadaşlarımla dışarda yemek yemek için çıkmıştık. Yemekten sonra başka bir yerde bir şeyler içmek için oturalım dedik sonra. Çikolata vb. tatlıları çok severim, arkadaşımla pasta söyledik bir de yemeğin üzerine canımız çektiği için üstelik tok olduğumuz halde. Sonra tam pastayı yerken küçücük bir çocuk akşamın o saatinde o mekana girmiş bir şey söyleyebilir miyim deyip masa masa geziyordu. Kimse cevap vermedi çocuğa. Bizim masaya geldi onunla göz göze geldiğimizde (tam anımsayamıyorum ama gözlerinin tam içine bakabildiğimi sanmıyorum, tok halimle önümde kocaman pasta küçücük çocuğu o halde gördükten sonra) arkadaşım sor demişti, ben utanç hissimle sessiz ve başım eğik önüme bakarken, duymadı çocuk arkadaşımı yan masaya gitti sonra, konuşmasına fırsat vermeden garson çıkardı onu. Kendimden nefret ettim o an, aklım onda kaldı ne diyecekti bize acaba, ne geziyordu o saatte, o yaşta bir çocuk sokakta, ailesi var mıydı, karnı tok muydu ki diye düşünürken içimden çokça doymuştum yiyemediğim o
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,8bin okunma