Yeni fikirlerin en devrimci olanlarının bir bölümü, önceden var olan yapıya yeni bir şeyler eklemeyi düşünmektense, onlardan çıkartılabilecek eski şeylerin fark edilmesiyle gerçekleşmiştir.
Teknolojik buluşlara tepkilerimizi tanımlayan bir dizi kural saptadım:
1. Doğduğunuzda dünya üzerinde var olan her şey normal, sıradan ve dünyanın doğal işleyişinin bir parçasıdır yalnızca.
2. On beş ile otuz beş yaşları arasında olduğunuz süre içinde icat edilen her şey yeni, heyecan verici ve çığır açıcıdır, kariyerinizi o konuda yapabilirsiniz
3. Siz otuz beş yaşı geçtikten sonra icat edilen her şey doğanın düzenine aykırıdır.
...yeni yıl kararlarımızı uygulayamayışımızın, işin görünen gerçeği olan gurur kırıcı irade zayıflığımız dışında da çok geçerli başka bir nedeni olabileceği anlaşılmıştır. O da şudur: Verdiğimiz kararların ne olduğunu hatırlayamıyoruz. Bu kadar basit. Eğer bu kararları bir yere yazmışsak muhtemelen kâğıdı nereye koyduğumuzu da hatırlayamıyoruz.
Onlarca insanı, bu arada ağabeyinin de, büyük kentlere gelen yüzlerce gönüllü palavracının kendilerine anlattıklarına dayanarak gazetelerle birlikte halkın iradesini ve düşüncesini, intikam ve cinayet şeklinde belirtilen bir düşünceyi ifade ettiklerini söyleme hakkına sahip olduklarını kabul edemezdi Levin. Bunu kabul edemezdi, çünkü ne içinde yaşadığı halkta bu düşüncelerin ifadesini görüyordu, ne de bu düşünceleri kendi kafasında buluyordu (kendisini Rus halkını oluşturan insanlardan biri dışında başka biri de sayamazdı). Asıl önemli neden ise halkla birlikte kendisinin de toplum yararının nerede olduğunu bilmemesi, bilememesi, toplum yararını sağlamanın ancak her insana açık olan iyilik yasasının çok sıkı bir şekilde yerine getirilmesiyle mümkün olabileceğini, bu yüzden insanın savaş isteyemeyeceğini ve hangi ortak amaçla olursa olsun savaş propagandası yapamayacağını kesinlikle biliyordu.