"Geleceğe ait düşünceleri, umutları vardı; talihine ve kendine güveniyordu. Bir mesleğe, esaslı bir memuriyete girmeye, mesela bakanlıklarda bir iş bulmaya hazırlanıyordu. Petersburg'a da bu amaçla gelmişti. Niyetleri arasında salon hayatına girmek bile vardı; daha sonraları için de-olgunluk çağına girerken- mutlu bir aile hayatı tasarlıyordu.Fakat günler geçti, yıllar geçti; yüzündeki tüyler sertleşti; gözleri iki donuk noktacığa dönüştü; vücudu irileşti; saçları dökülmeye başladı. Yaş otuza varmış, hâlâ on yıl önce düşündüğü mesleğin eşiğinde duruyordu; hiçbir yönde tek adım atmamıştı."
67
"Bir tek adam hoşuna gidiyordu;o da Oblomov'u rahat bırakmıyor, o da havadisleri, kalabalığı, bilimi, hayatı seviyordu;ama onun sevişi daha derin, daha canlıydı."
"Fakat nasıl oluyor da bu adam herkesi sevmenin kolayını buluyor? Böyleleri insanlarda bir tür düşmanlık ve öç alma duyguları uyandırır. Onlara ne kötülük etseniz gene gelir size sokulurlar.Ama da şu var ki, duydukları sevgiyi sıcak, soğuk diye ölçmeye kalkarsak, bunlarınki hiçbir zaman ortayı aşmaz. Herkesi sevdikleri için iyi insan sayılırlar; oysa kimseyi sevmezler ve kötü olmadıkları için iyidirler. Böyle bir adamın önünde bir fakire sadaka verirseniz o da verir; ama küfredin, alay edin, o da aynı şeyi yapar. Ona zengin denemez; çünkü zengin değil, fakirdir; ama tam fakir de denemez, çünkü ondan daha fakirleri çoktur."
- Toplumdan kovmalı ha? dedi.Bu bozulmuş çamurda yüksek bir prensip olduğunu, bu düşmüş insanın gene de insan, yani kendin olduğunu, unutuyor musun? Onu kovmalı mı dedin?Ama ne yapsan, onu insanlıktan, tabiattan, Tanrının rahmetinden dışarı kovabilir misin?
"Oblomov, tekrar kanepeye sakin sakin uzandı:
İşte o zaman yazdıklarınızı okurum, önünüzde eğilirim.Hırsızı, düşmüş kadını anlatıyorlar da insanı unutuyor veya anlatmıyorlar.Bu mudur sanat, bu mudur bulduğunuz büyük edebiyat?Kötülüğü, çamuru gösterin ama, rica ederim, buna edebiyat demeyin."