Hayatın anlamını aramaya başladığım an, yaşama ihtiyacını hissettiğim an, ayna ızdırap verici, gereksiz, lüzumsuz, gülünç hale geliyordu. Durumumun aptalca ve ümitsiz olduğunu görebildiğim için aynada gördüklerimle kendimi avutabilmem mümkün değildi.
Bugün olmasa bile hastalık, ölüm herkes için, benim için yaklaşıyordu. Öldüğümde benden kurtlardan geriye hiçbir şey kalmayacaktı. Mirasım, artık ne ise, eninde sonunda unutulacaktı; ben de yok olacaktım. Öyleyse neden herhangi bir şey yapayım? Bir kişi nasıl bu gerçeği unutup yaşayabilir. Bu muazzam bir şey! Sadece hayatın bizi zehirlediği kadar yaşayabiliyoruz. Ayıldığımız an tüm bunların yanılgı, aptalca bir yanılgı olduğuna şahit oluyoruz. Bunda komik veya nükteli bir durum yok, sadece acımasız ve aptalca.