Şeker yerine kesmemiz gerekenler -cahille sohbet -acaba be düşünürler sorusu -gitmek isteyeni tutmak - kendimizi kıyaslamayı -saygısızlığa susmayı -her şeye yetişme çabası -her şeye evet demeyi - kendini sürekli açıklama ihtiyacını -ya hep ya hiç düşüncesini - kendine karşı olumsuz düşünceleri…. Yavaştan yapmaya başlasak hayat kalitemizin ne kadar arttığını o kadar iyi fark ederiz ki devamı zaten çorap söküğü gibi gelir….
Alıntı
Selahattin ​Enis, Zaniyeler’de Şişli salonlarını ve Mütareke aristokrasisini masaya yatırmıştı. Erkek Kızlar’da ise projektörünü erken Cumhuriyet’in en kutsal kurumsal mekânlarından birine; modernleşmenin ve yeni kadının inşa dairesi olan "Mektep"e (Kız Okulu) çevirir. Resmi ideoloji ve anaakım edebiyat için kız okulları, cehaletin yıkıldığı, asri ve faziletli "cumhuriyet annelerinin" yetiştiği birer aydınlanma yuvasıdır. Enis ise bu sterilliği ilk satırdan itibaren yırtar. Koridordaki kızlar "ateş konulmuş bir su tenceresi gibi fıkırdayarak kaynamakta", çorap bağlarının arasından paralar çıkmakta, elektrik kesintileri gizli günahların emniyet supabı olmaktadır. Selma karakterinin sınıf arkadaşlarına (Zehra, Müberra, Hasibe) yönelik tahlili, Zaniyeler’deki aydın eleştirisinin okul sırasındaki provasıdır. Dışarıdan "zahide" (dindar/ahlaklı) ya da "en terbiyeli" görünen kızların cepleri aşık nameleriyle doludur; müdireye yaranmaya çalışan Hasibe ise güce tapan oportünist aydının erken dönem prototipidir. Enis, çürümenin mekândan bağımsız, sistemik bir salgın (frengi gibi) olduğunu ilan eder. Öykünün sonunda Selma, sevgilisi Müzehher’in çantasında kendi annesinin aşk mektubunu bulur. Anne, kızının kadın sevgilisine göz koymuş ve kızının evde olmadığı günleri kollayan bir "zaniye"ye dönüşmüştür. Bu tekinsiz ve ensestiyöz kırılma, Enis’in sadece Şişli salonlarına değil, taşranın veya geleneğin sığındığı o "kutsal aile" mitine de zerre kadar güvenmediğini gösterir. Anne figürü (geleneğin, ahlakın ve şefkatin koruyucusu), kızının gayri-tabii (Enis'in deyimiyle) ilişkisine ortak ve rakip olmuştur. Burada Enis’in anlatıcı sesi ahlakçı bir tonda kalsa da, kurgusal dehası ahlakçılığın ötesinde mutlak bir nihilizme varır. Sığınacak hiçbir temiz köşe, arkasına yaslanılacak hiçbir
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Zamanında o kadar çok dua ettim ki hayırlısı için yanlışsa önüme çıkması için ya da benim istediğim bazı şeylerden vazgeçmem için Allahü teala çorap söküğü gibi çıkartıyor doğruyu isteyip onun için dua edince. Bazı şeylerin şükrünü her gün 40 fakir doyursam, başımı secdeden kaldırmasam yinede edemem.
1000Kitap
Çorap söküğü gibi ardı ardına gelen, biri diğerine vesile olan mutluluklar nasip eyle Ya Rabbi. Senin kudretine hiçbir şey zor değildir.
1000Kitap
Karşı cephedendir bil her birisi Sağını solunu dikkate alma Gündüz kavga eder akşam barışır Milletin başına örerler çorap Kafadan uydurmam elimde delil Sağcı sola dönmüş solcu da sağa Özgürlükten dem vuranlar tezgâha Milletin başına örerler çorap Ayet hadis söyler hak bendedir der Sosyal demokratmış öteki,keyfe keder Ezilenin yanındayım diyenlerden ne haber Milletin başına örerler çorap Aydın'ın sözüne kimse darılmaz Su katmadan harca kıvam bulunmaz Her usta denenden akıl alınmaz Milletin başına örerler çorap Deli Filozof
Reisin kendini savunma taktiği: Ben köyde bile beyaz çorap giyerdim Ciddili köyü en bakımlı delikanlısıymış. Şehirde yetişse ne olurdu acaba😂
1000Kitap

YurdunuArayanMuhacirKuşu

@kitaplarinfisildaigi21
·
Milletin babası: O ne be öyle kızın yüzünüze ne taktınız Benim babam: Ne taktın bende istiyorum ondan, güneş kremimi kullanmışsınız alın 😂
1000Kitap