İsmail

İsmail
Mavi yeşil gezegendeki ilkel canlıları takmayan biri Niye mi kitap okuyorum? Kendi bildiğimi okumamak için.
Bilgisayar Mühendisi
Lisans
istanbul
istanbul
1866 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
İnsanlar bir ay boyunca şeker yemek için oruç tutmuyorlar ki, bayramın adı 'Şeker' bayramı olsun. Herkesin inancı farklıdır, bu noktada asla sorun olamaz. Lakin saygı diye bir unsur var ya, hani şu hepimizin esnetmekten çekinmediği sınırlara sahip olan davranış biçimi, işte o böyle hassas konularda her zaman ilk sırada gelmelidir. Ramazan Ayı'nın manasını yaşayan ve başkalarının inançlarına saygı gösteren bütün sevdiklerimin bayramını kutlarım....
Ramazan Bayramı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Okur Olmak Adına…
Zülfü Livaneli okumayalım, neden? Alevi, komünist biri. Ömer Zülfü Livaneli kendisinin tam adı, aleviler de diğer halife isimlerini koymazlar. Alevi değil yani. Olsa bile ne fark eder bizim edebi kimliğine odaklanmamız gerekmez mi? Sabahattin Ali okumayın, komünist biri. Yazdığı yazıları okumadan, hayatı hakkında bir araştırma yapmadan, kesin hüküm veriliyor. Neden? Atsız'ın siyasi kimliğini benimseyenler bu galeyana geliyor. Baktığımız zaman Atsız da bir faşisttir. Aynı durum Sabahattin Ali taraftarları arasında Atsız'a karşı da var. İki kişi arasında geçen olaylar ne kadar korkunç olursa olsun, bu olaylar zaman aşımına uğramış. Neredeyse bir yüzyıl kadar. Şu an gerçek bir okur hem Nihal Atsız hem de Sabahattin Ali okuyabilir. Bir okur edebi kimliklere yönelmelidir, bunun aksini yapmak sığ bir düşünce yapısının esiri olmaktır ve sığ kıyılardan uzaklaşmamak için okumuyorsak, okumak sadece okumaktır... Bu düşüncelere göre Atatürk'ün Nutuk eserini okuyan birinin aynı zaman da Selahattin Demirtaş okuması onu ne yapıyor? Atatürkçü mü yoksa bir vatanı tehdit eden bir terör örgütün bir parçası mı? Kişisel olarak bazı yazarlardan haz etmeyebiliriz, bu çok doğal. Lakin diğer insanları bu kritere göre yargılamak 'okur' sıfatına hakarettir. İnsanlar istediklerini okuyabilir, bir doğru parçasının herhangi bir noktasında okuma yapabilirler. Önemli olan doğrunun başlangıç ve bitiş noktalarında kalmamaktır. Edebiyat diğer insanları yargılayalım, sığ düşüncelerimizi empoze edelim diye değil, yeni ufuklara açılalım diye var…
Edebiyat
İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir, Sen kendini bilmezsin, Ya nice okumaktır Kendi bildiğimizi okumamak için okuyalım...
Yanılsama
Sabahattin Ali'nin Canım Aliye, Ruhum Filiz kitabını okudum. Kitapta bazı altı çizilmesi gereken yerlerin günümüzde evrime uğradığını fark ettim. "Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku… Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz." Her kitap okuyan gerçekten okuyor mu? Yahut her kitap okuyan erdemli veya iyi bir insan mı? Kitap okumak harika bir duygu, lakin okumanın bile değiştiremeyeceği şeyler vardır. İnsan süt içtiği zaman boyu uzamaz, boyunun uzun olması genetiktir. Süt içerdiği besinlerle buna yardımcı olur, ama her şey genlerde biter. Kitap okumak da insanın içindeki asıl noktayı besleyen bir beslenme biçimidir. İnsanın gördüğü terbiye, aldığı aile eğitimi ve çevresi insanın kişiliğine etki eden olgulardır. İnsanın içindeki tohumu bunlar belirler. Kitap, okuyanın içindeki bu tohumu büyütür. Kişinin içinde iyilik varsa kitap okursa daha iyi bir insan, bencil varsa daha bencil olur, kısacası kitaplar insanı DAHA yapar. İyi bir insan yapmaz... Her okuyana, güzel söz söyleyene, harika yazarlar okuyana inanmayalım, okumak sadece beslenme biçimidir, önemli olan meyvenin hangi tohuma ait olduğudur... "Şunu esas olarak kabul etmeliyiz ki insanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünürler. Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir." Kendini düşünmek dediğimiz eylem artık çağımızda kendi doğrularını empoze etmek eylemine dönüşmüştür. Bir insan X düşüncesini düşünüyorsa, karşı taraf X dışında ne düşünürse düşünsün onun için yanlış olacak. Bu düşüncede değil sadece yaşam tarzı ve hobiler içinde geçerli. Bu kişiler karşı tarafın inancını paylaşmayabilir ama saygı duymak zorunda, ama öyle bir BİLİNÇSİZ
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez...