Güncel yazarlarımızı keşfetmeye devam ediyorum. Geçmiş Edebiyatımız kadar güncel Edebiyatımızda da keşfedilmeye değecek yazarları görünce çok bahtiyar oluyorum.
Yeni keşfim olan İsmail Güzelsoy'la Değmez kitabıyla tanıştım. Ve kendisini o kadar sevdim ki, yolumuz artık daha çok kesişecek gibi gözüküyor...
Değmez, kitap kapağında gördüğümüz Simsiyah ve Nevirmor isminde iki karganın sohbetleri esnasında bir olay şahit olmalarıyla başlıyor. Yazar hikayesini anlatmak için insanlardan ziyade hayvanları tercih ederek aslında, ben sizi büyülüğü bir dünyaya davet ediyorum demek istiyor.
Ve evet gerçekten büyülü bir dünyanın kapılarını okurlara sonuna kadar açıyor. Büyülü dünya denildiğinde zihnimizde tahayyül ettiğimiz kavram, gerçekte olması imkansız olan şeylerin gerçekleştiği yerdir. Ama hikaye de ki büyülü dünya böyle bir tanıma asla uymuyor...
Kitapta büyülü dünya kavramı, büyülü bir atmosfere sahip olan gerçek bir dünyadır. Satırları okurken zamansal olarak geçmiş, şimdi ve gelecek anlarda geziniyorsunuz, yazar bu anlardaki olayların birbirleriyle olan bağlantısını o kadar güzel sağlıyor ki, işte o bahsettiğim büyülü dünya atmosferinin zihinlerinize dolduğunu hissediyorsunuz...
Kitabın adını aslında hepimizi ilgilendiren şeyler için ortak bir neticeden alıyor. İnsanoğlu dünyadaki kötülükler, haksızlar ve daha bir sürü olumsuz etkiyi azaltmak yahut yok etmek için uğraşıyor , lakin günün sonunda değmez diyor... Değecek şeylerin farkında olmak için değmez diyecek kadar yaşamak veya yorulmak gerekiyor...
Yazar komplike bir hikayeyi sade ve büyüleyici gibi zıt kavramları birbirine harmanlayarak harika bir şekilde kaleme almış. Hayal ve gerçeği farklı sulara sahip nehirler olarak tanımlasak, yazar bu nehirleri bir noktada birleştirip, başka bir noktada tekrar ayırmış