İsmail

İsmail
Mavi yeşil gezegendeki ilkel canlıları takmayan biri Niye mi kitap okuyorum? Kendi bildiğimi okumamak için.
Bilgisayar Mühendisi
Lisans
istanbul
istanbul
1866 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Değmez
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2023 14:21
Güncel yazarlarımızı keşfetmeye devam ediyorum. Geçmiş Edebiyatımız kadar güncel Edebiyatımızda da keşfedilmeye değecek yazarları görünce çok bahtiyar oluyorum. Yeni keşfim olan İsmail Güzelsoy'la Değmez kitabıyla tanıştım. Ve kendisini o kadar sevdim ki, yolumuz artık daha çok kesişecek gibi gözüküyor... Değmez, kitap kapağında gördüğümüz Simsiyah ve Nevirmor isminde iki karganın sohbetleri esnasında bir olay şahit olmalarıyla başlıyor. Yazar hikayesini anlatmak için insanlardan ziyade hayvanları tercih ederek aslında, ben sizi büyülüğü bir dünyaya davet ediyorum demek istiyor. Ve evet gerçekten büyülü bir dünyanın kapılarını okurlara sonuna kadar açıyor. Büyülü dünya denildiğinde zihnimizde tahayyül ettiğimiz kavram, gerçekte olması imkansız olan şeylerin gerçekleştiği yerdir. Ama hikaye de ki büyülü dünya böyle bir tanıma asla uymuyor... Kitapta büyülü dünya kavramı, büyülü bir atmosfere sahip olan gerçek bir dünyadır. Satırları okurken zamansal olarak geçmiş, şimdi ve gelecek anlarda geziniyorsunuz, yazar bu anlardaki olayların birbirleriyle olan bağlantısını o kadar güzel sağlıyor ki, işte o bahsettiğim büyülü dünya atmosferinin zihinlerinize dolduğunu hissediyorsunuz... Kitabın adını aslında hepimizi ilgilendiren şeyler için ortak bir neticeden alıyor. İnsanoğlu dünyadaki kötülükler, haksızlar ve daha bir sürü olumsuz etkiyi azaltmak yahut yok etmek için uğraşıyor , lakin günün sonunda değmez diyor... Değecek şeylerin farkında olmak için değmez diyecek kadar yaşamak veya yorulmak gerekiyor... Yazar komplike bir hikayeyi sade ve büyüleyici gibi zıt kavramları birbirine harmanlayarak harika bir şekilde kaleme almış. Hayal ve gerçeği farklı sulara sahip nehirler olarak tanımlasak, yazar bu nehirleri bir noktada birleştirip, başka bir noktada tekrar ayırmış
Edebiyat
Değmezİsmail Güzelsoy · Doğan Kitap · 2015648 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kuşdili'nde
4/10
·112 syf.··
2023 25. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2023 22:49
Edebiyatımızda keşfedilmemiş hazineler var derim her zaman ama şimdi Edebiyatımızı bir elma bahçesine benzetmek istiyorum. Ve bir elma bahçesinde her elma güzel değildir. Kitabımız Kadıköy'de yer alan Kuşdili isimli mesire alanında dolaşan iki delikanlıdan biri olan Refet'in sevda maceralarını anlatıyor. Birçok klasik Türk Edebiyatı eseri okumuş biri olarak diyorum ki, ben ne okudum. Kuşdili'nde adlı eser neden yazılmış diye bir soru sormam haddime değil ama şunu soruyorum Mehmet Celal hiç mi etkilenmemiş diğer üstat yazarlardan. Yaşadığı dönem birçok harika kaleme sahipken, kendisinin bu kadar zayıf bir eser ortaya koymuş olması inanılır gibi değil. Hikaye yapı ve konu olarak diğer Türk klasiklerine benziyor lakin alt metinler ve verilmek istenen mesajlar yönünden oldukça zayıf bile diyemiyorum, çünkü eser bir alt yapıya sahip değil. Bu kadar eksiğinin üstüne de yazar, kitabı bazı şairlerin şiirleriyle doldurmuş. Zaten eserin ortaya koyduğu bir kalite yok, üstüne bir sürü şiir koyarak okuma zevkini düşürmek hangi akla hizmet bilemedim... Maalesef üzülerek söylüyorum ki Edebiyatımızda bir çürük elmaya denk geldim, kitap okunmaz derecede kötü mü asla değil, kısa bir kitap okumak, zaman geçirmek isteyenler buyursunlar, ama Edebi bir zevk almak isteyenler bu elmayı hiç koparmasınlar efendim...
Edebiyat
Kuşdili'ndeMehmet Celal · İş Bankası Kültür Yayınları · 2021522 okunma
Kovuk Palas'ın Esrarı
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2023 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2023 19:23
Edebiyat dünyamızda birçok yazar ile tanıştım ve tanışmadıklarım arasında yer alan, Çingeneler kitabıyla adını duyduğum Osman Cemal Kaygılı ile Kovuk Palas'ın Esrarı eseriyle tanıştım. Çingeneler eserinden önce yazarın bu eseriyle başlamamın sebebi kendisinin üslup ve dili hakkında bilgi edinmekti. Kovuk Palas'ın Esrarı, bir kovukta yaşayan Aksaraylı Derviş Hacı Balaban'ın ya da kendi tabiriyle Aşık Diyojen'in hikayesini anlatıyor. Kovuğun ev sahibi bildiğiniz berduşlara benzemiyor, çünkü kendisi çok bilgili ve mizahi yönü bayağı bir gelişmiş olan feylesof. Kovuğuna gelen misafirlerine felsefi sohbetlerini yanı sıra büyülü bir dünyayı da sunuyor. Diyojenin hikayesi büyülü bir şekilde başlayan ve gerçekçi bir şekilde biten, okuru büyüleyen, şaşkına çeviren, kimi yerde güldüren veya hüzünlendiren bir yapıya sahip. Birçok döneme ait Türk yazar okumuş biri olarak söyleyebilirim ki kitabı ne kadar sevsem de, aynı yapıya sahip daha iyi eserler okuduğum için pek etkilenmediğimi söyleyebilirim. Mesela büyülü gerçekçilik akımını eserde görüyoruz fakat kitabın sonlarına doğru bu akımın etkisi neredeyse sıfıra indiği için, kitabın okurda bıraktığı etki zayıflıyor. Büyülü dünyadan gerçek dünyaya bu kadar sert geçilmesi ve klasikleşmiş olaylar ile kitabın sonlanması bendeki etkinin sönmesinde en önemli neden oldu... Lakin şunu da belirtmeyelim ki yazılan döneme göre hikaye gayet başarılı ve ayrıca gazetede tefrika edilmiş bir eseri kitaplaştırıp okurlara ulaştıran Vacilando yayın evine teşekkür ediyorum, çünkü Kovuk Palas'ın Esrarı gibi bazı eserler modern Edebiyat ile klasik Edebiyat arasında köprü görevi gördüğü için ve bu köprüler sayesinde okurlar dönemler arasındaki gelişmeyi ve geçişleri daha rahat idrak ettiğinden dolayı böyle kitap basımları çok
Edebiyat
Kovuk Palas’ın EsrarıOsman Cemal Kaygılı · Vacilando Kitap · 202037 okunma
Pal sokağı çocukları
9/10
·235 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2023 20:11
Dünyada mutlaka kirletilmemesi gereken iki yer vardır. Bu yerler eğer kirlenirse dünyanın ve insanlığın kaderinde büyük sorunlar oluşmaya başlar. Bu yerler çocuk kalbi ve zihnidir. Pal Sokağı Çocukları, bu iki yerin önemini vurgulayan harika bir eser. Dünya edebiyatında çocukları anlatan meşhur kitaplar vardır. Örnek verirsek eğer, Şeker Portakalı ve Küçük Prens bu grubun en ünlü kitaplarındandır. Pal Sokağı Çocuklarının da en az bu kitaplar kadar başarılı olduğunu düşünüyorum. Öykümüzde Pal Sokağındaki arsa da kendilerini bir dünya kurmuş çocukların hayatı anlatılıyor. Kerestelerden kendilerine kale burçları yapıp burayı kendi karargahları haline getiren bu afacanlar, yetişkinlere taş çıkartacak kadar da olgun zihinlere sahipler. Tabii ki hayat mücadelesi çocukluktan başladığı için, kızıl gömlekliler adlı rakip çete bizimkilerin mekana göz koyar. İşte bu noktadan sonra hikaye de, çocukların dünyasının dışardan asla göremeyeceğimiz taraflarını görmeye başlıyoruz. Pal Sokağı Çocukları bu süreçte vatanlarını koruyan askerler gibi savunma hatları oluşturup, kumlardan cephaneler yapıyor. Ama ne kadar içgüdüsel olarak yaşam alanını korumak isteseler de, hiçbir şekilde başkasına zarar verme veya ağır yaralama gibi bir düşünceleri asla yok. Taraflar birbirleriyle anlaşıp, savaş kurallarını buna göre belirliyorlar. Gördüğümüz gibi savaş gibi bir kelime bile çocukların dünyasında bütün azametini kaybedebiliyor. İşte bu yüzden onların zihinleri ve yürekleri kirletilmemelidir... İsmini burada yazmazsam kendisine büyük haksızlık yapmış olacağım, Ernö Nemecsek adlı karakterden bahsetmek istiyorum. Bu sarışın ufaklık ise kitabımızın çocuk olgusunu yansıtan en iyi karakteri. Onun hakkında daha fazlasını söylemek okumayanlar için çok büyük haksızlık olacağı için, sadece
Edebiyat
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Çatıdaki Pencere
8/10
·306 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2023 00:44
José Saramago kitaplarıyla her zaman beni etkileyen ve kütüphanemde ayrı bir köşesi olan nadir yazarlardan biridir. Benim için Saramago büyüsü diye bir şey vardır. Her okuduğum eserinde kendimi o büyüye kaptırıyorum. Bu büyünün temeli aslında yazarın sıradan olaylar ile sıra dışı etmenleri harika bir şekilde harmanlamasına dayanıyor. Yazarın birçok kitabını okumuş bir okur olarak söylüyorum ki, bahsettiğim o büyüyü bu kitap da bulamadım, ancak nadir rastladığım ve benim çok hoşuma giden bir konuya denk gelmenin sevincini yaşadım. Bu sevince ek olarak kitabın basılma hikayesi beni etkileyincede, Saramago'ya olan hayranlığım bir kademe daha atladı. Yazar kitabı genç yaşlarda yazmış ve yayınevine göndermiş. Kitap yayımlanmadığı gibi ayrıca dosyada kaybedilmiş. Yazarımız kendisine bir yanıt verilmemesi yüzünden tam yirmi yıl yazmaya eylemini gerçekleştirmemiş. İsa'ya Göre İncil'i yazarken kayıp dosyamız bulunmuş ve yazara haber verilmiş. Yazar yirmi yıl yazmama sessizliğinin içinde biriktirdiği kırgınlıkla, kendisini hayattayken basılmasına karşı çıkmış. Ölümünden sonra eşi kitabının basılmasını sağlamış. Yazarın din ve yönetim veya siyasi eleştiri içeren kitapları beni en çok etkileyen kitaplarıydı. Çünkü bu kitaplar sizi düşünmeye öyle bir itiyordu ki, bugüne kadar ki edindiğiniz değerlerinizi sorgulamanız için size harika fırsatlar sunuyordu. Yazar ile aynı inancı paylaşmasam bile benim düşün dünyamın atmosferini genişlettiği için her zaman baş tacı bir yazar olacaktır. Çatıdaki Pencere, Portekiz'de bir apartmanda geçmektedir. Yukarıda bahsettiğim hoşuma giden konu bir apartmandaki insanların anlatılmasydı. Ala El Asvani'nin Yakupyan Apartmanı romanını okuduktan sonra, bir apartmandaki yaşamların anlatılması çok hoşuma giden konu oldu. Bunun sebebi artık eski
Edebiyat
Çatıdaki PencereJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2021854 okunma