BCP

BCP
@cpj_
criminologist, enlightened. (Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Master, Tarih Lisans)
22 Mayıs 1766 Marmara Depremi
Marmara Denizi'nin doğusunda yıkıcı bir deprem. İzmit'ten Rodosto'ya (Tekirdağ), kuzeyde Trakya'nın iç kısımlarına ve Marmara Denizi'nin güneyine uzanan geniş bir alanda ağır hasar. İstanbul'da çok sayıda ev ve her türden kamu binası yıkıldı. Deprem, Boğaziçi'nde ve Mudanya Körfezi'nde kuvvetli olup büyük hasara yol açan bir sismik deniz-dalgasıyla da ilişkiliydi.
Sayfa 132·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10 Eylül 1509 Marmara Depremi
Hem İstanbul hem de Pera'da kimi kısımlarda yer yarıldı, özellikle denizin taşarak kıyıları yuttuğu sahil boyunca yerden kum fışkırdı; ve Pera ile İstanbul arasındaki dar geçitlerde dalgalar büyük bir gürültüyle duvarlara çarptı. Deprem, Antigone (Burgaz) Adası'ndaki Saviour Kilisesi ile Halki Adası'ndaki (Heybeliada) Ag. Prodomos Kilisesi'nin kubbelerinde hasara neden oldu. Silivri'nin surları ile kalesi ve Çekmece'deki köprüler de depremden etkilendi. Yakın-dönemde yaşamış olan Hoca Sâdeddin'in sözünü ettiği Demitoka Sarayı'ndaki onarım da bu olay nedeniyle yapılmış olabilir; zira İstanbul'un yabancı bir sakini, hasarın bu kasabaya kadar uzandığından bahsetmektedir.
Sayfa 33·Kitabı okudu

BCP

, bir kitap okudu
7/10
·344 syf.·
161 günde okudu
·
2024 2. kitabı
Doğan Avcıoğlu
8.9/10 · 54 okunma
Bu topraklar üzerinde tek bir millet olarak yaşayacağız. Yalnız bizim milliyetçiliğimiz, ırkçılık üzerine kurulu değildir. Anayasa'mız, ırkçı millet görüşünü reddetmiştir. Anayasa'mızın 54. maddesi, vatandaşlığı şöyle tanımlar: "Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk'tür". Demek ki Türk vatandaşlığını belirten tek şart, Türk devletine olan bağlılıktır. Vatandaşlığın ölçüsü, din ve mezhep değildir. Anayasa'mızın 12. maddesi, hiçbir ırka ve dina imtiyaz tanımamaktadır. Irkçılık ve ümmetçilik kanun dışıdır. Bir Doğulu aydınımızın belirttiği gibi, "Türkiye Devleti, Atatürk'ün çizdiği milli misak hudutları içinde yaşayan, Kurtuluş Savaşı'mızı yapmış olan, bu yurda bağlı, bu yurdun kalkınmasına, ilerlemesine gönül vermiş ve bu yurdun insanlarını seven herkesin devletidir. Türkiye hepimizindir... Bu yurt, hepimizin yurdudur."
Sayfa 314·Kitabı okudu
Karlofça Antlaşması'nın imzalanmasından altı ay sonra onaylanması, büyük ve gösterişli seremonilerle olmuştu. Bu onay, dostça ilişkilere yol açmış ve bir yanda Babıâli ile öte yanda Avrupa devletleri arasında, eskisine göre daha sürekli diplomatik temsilcilerin teatisiyle sonuçlanmıştır. Bu tarihe kadar belirli vesilelerle ve ancak kısa sürelerle Avrupa başkentlerinde bulunan Osmanlı diplomatları, şimdi daha uzun süreler Avrupa'da bulunuyor, Batı uygarlığını daha yakından tanıyor ve Batı'nın yalnız kültür yaşamını değil, aynı zamanda hükümet sistemini de öğreniyorlardı.
Sayfa 196·Kitabı okudu
Tarih