Kerem

Kerem
@cqr8
Ah, nasıldı yaşamak?
güzel bir kızın güzel sesinden hayata karış demiştim sana son bahardı ben daha da bitecektim çünkü biliyordum aşkın büyük yalandı esaslı karıştın doğrusu fazla hızlı geliyor bizim evrende ama kılıç kınından çıkmış ihmale bahane arıyor haldeysen ... alışıksın zaten büyük mana yüklemelere ufacık körfez uçsuz bucaksız bana ne akdeniz ne kara ne ege ne marmara ne seyrederken düşlediğim yıldızlar ne artık hep ikiniz için doğacak güneş ne artık beni çağırmayan uçurum ne ardımda bıraktığım gül çağrısı ne masumiyete çaldığın boya ne vefalı ne zalim ne hasret ne intikam ... tek kanıt benim bu türün yaşadığına bazen konuşmak istiyorum yeni senle sevildiğine inanmayan beni tanırsın hiç sevilmediğini bilen beni de gör diye belki anlarsın bile insan tanımımı biraz hormon biraz sahne biraz da fuaye
Şiir
Reklam
...Saçlarım ağardı, bir sürü isteyen oldu, ben hâlâ yol gözlüyorum. Kaymakam'ın gözlerinden yaş süzülüyor. Gayriihtiyari ağzından bir şarkının sözleri dökülüyor: Anar ömrünce gönül giden sevgilileri Bilmez biçare kalpler giden dönmez ki geri
Sayfa 101
Alıntı
şeyhim sen demiştin vuslatın ilacı aşktır diye yoksa ben kitaplarımın içinde mutlu himmetim az gayretim yoktu
Şiir
Gövdem şeffafmış gibi, gelip geçen insanlar başka bir boyutta yaşıyorlarmış, ben aralarında yokmuşum gibi. İçinden geçtiğim hayat hakkında, iki satır malumatım, yaşamışlığım, hissim veya anım yokmuş, fakat yol gösterenim gideceği yeri biliyormuş, varmadan durmayacakmış gibi...
Sayfa 124
Edebiyat
Telefonum çaldı. Telefonum, "Ravel'in bolerosu" derler, kendini biteviye tekrar eden bir melodi ile çalar. Melodi, geliyormuş gibi, gelip varacakmış gibi, varıp diyecekmiş gibi yapar. Fakat gelmez. Sadece "gibi" yapar. Artık değiştirmeli. "Gibi" yapmayan bir musiki bulmalı. Var ise eğer.
Sayfa 114
Edebiyat
Reklam