Mazlum İlhan

Mazlum İlhan
@crazymanpower
Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.
Video içerik üreticisi - Etkinlik Organizatörü - Dijital Pazarlama (SEO, PPC)
İzmir / Balçova - Kuşadası
Hatay / İskenderun, 12 Eylül 1999
229 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Sağlığın Farkına Varmak, Hayatı Sevmektir
Belki de dünyevi manada en büyük zenginliğimiz sağlığımızdır. Ama kaçımız sağlığımızın kıymetini biliriz?
Duygu ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Maddi Değil, Manevi Olan Tatmin Eder
Gerçek zenginlik insanın iç dünyasında sahip olduğu değerler değil midir? Başka hangi maddi şey insanı tam anlamıyla tatmin edip gerçek manada huzur ve mutluluk getirebilir?
Duygu ve Düşünce
Misafirhane Dünya Uykunun Derinliği
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2025 189. kitabı
Emre Dorman’ın sözleri, aslında hepimizin unuttuğu ama bir gün mutlaka yüzleşeceği o büyük hakikati sürekli kulağıma fısıldıyordu Ölüm. Ne kadar kaçsak da, ne kadar gündelik telaşların içine gizlensek de, her birimiz aynı kapıya yürüyoruz. Ben de sayfalar ilerledikçe kendi hayatımın izlerini, geçmişte yaşadığım kayıpları ve içimde yankılanan sessizlikleri düşündüm. Hatırladım, çocukken dedemin cenazesine gitmiştim; o zaman ölüm bana uzakta, sadece yaşlılara ait bir şey gibi gelmişti. Ama yıllar geçtikçe kayıplar arttı ve anladım ki ölüm aslında hayatın tam kalbinde duruyor. Dorman’ın satırlarında beni en çok sarsan şey, bu dünyanın geçici bir misafirhane olduğu gerçeğini bu kadar yalın, bu kadar çarpıcı anlatabilmesiydi. Bizler çoğu zaman dünyayı bir oyun alanı gibi görüyor, hiç bitmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Oysa uykudayız. Ve uyku öylesine derin ki, farkına varmadan yıllarımız akıp gidiyor. Bir sabah uyandığımızda saçlarımızın ağardığını, içimizdeki heyecanların solduğunu, gençliğin avuçlarımızdan kayıp gittiğini görüyoruz. İşte o an aslında kitabın isminin ağırlığı zihnime kazındı: “İnsanlar uyurlar, ölünce uyanırlar.” Bir gece kitabı elimden bırakıp dışarı çıktım. Gökyüzüne baktım. Yıldızlar sessizce parlıyordu. O anda kendi varlığımı düşündüm. Bu küçücük ömrün, sonsuzluk karşısında ne kadar kırılgan olduğunu hissettim. Dorman’ın dediği gibi, insan hayatın anlamını ölümün hakikatini düşünmeden kavrayamaz. Çünkü ölüm, bize aslında yaşamı öğretiyor. O an kalbime bir huzur çöktü; çünkü fark ettim ki ölümden korkmak yerine, ona hazırlıklı olmak, insanı hayata daha sıkı bağlayan şeydir. Kitap boyunca sürekli kendi geçmişimle hesaplaştım. Boşa harcadığım zamanlar, söylemediğim sözler, kırdığım kalpler, ertelediğim iyilikler… Hepsi bir bir zihnimde canlandı. Ölüm, bu
Duygu ve Düşünce
İnsanlar Uyurlar, Ölünce UyanırlarEmre Dorman · İstanbul Yayınevi · 20111,196 okunma
Haritasız Kalan İnsan, Ruhunun Yolunu Çizer
Kaybolmak, kulağa hep korkutucu gelir; yönünü şaşırmak, belirsizliğin içinde sürüklenmek, güvenli bildiğin zemini kaybetmek… Ama ben kendi hayatımda anladım ki, kaybolmak bazen ihtiyaçtır. Çünkü insan, bildiği yollarda yürürken hep aynı manzaraları görür, hep aynı hislerle yaşar. Oysa yolunu kaybettiğinde, mecburen başka yönlere bakarsın, hiç tanımadığın sokaklara girersin. Ben bunu çok yaşadım; bir gün kendimi hiç ummadığım bir yalnızlığın içinde buldum, yıllardır bana ait sandığım şeylerin elimden kayıp gittiğini gördüm. O an çok korktum, çünkü hiçbir şey tanıdık değildi. Ama işte tam da o anda kendimle karşılaştım. Kaybolduğum zamanlarda fark ettim ki, aslında en çok kendimi arıyormuşum. Belki yıllardır kalabalıkların içinde kayboluyordum da haberim yoktu. İnsan bazen sessizlikte, yalnız başına yürürken kendi iç sesini ilk kez duyar. Ve o ses, çoğu zaman kalabalıkların dayattığı şeylerden çok farklıdır. Benim iç sesim de öyleydi. Bana “buradasın, aslında hep buradaydın” diyordu. Ama ben, başkalarının çizdiği yolları takip etmekten, kendi yoluma bakmayı unutmuştum. Kaybolmak, insana önce çaresizliği öğretir. Sonra, o çaresizlikten çıkabilmenin yollarını. Düşünüyorum da, kaybolduğum her an, bana kim olduğumu biraz daha öğretti. Çünkü yolumu bulmaya çalışırken aslında kendi derinliklerimde dolaştım. Kendime sormadığım soruları sordum: “Ne istiyorum, kimim, kime dönüşmek istiyorum?” Belki cevaplarını hâlâ tam bulabilmiş değilim ama şunu biliyorum: O soruları sormak bile yolun yarısı. Artık kaybolmaktan eskisi kadar korkmuyorum. Çünkü kaybolduğumda, içimde gizli kalmış yönlerimi keşfediyorum. Kendi yolumu bulmam için önce başkalarının yollarında yürümeyi bırakmam gerektiğini öğrendim. Şimdi geriye dönüp baktığımda, kaybolmak aslında bir yok oluş değilmiş; tam tersine,
Duygu ve Düşünce