cread

cread
@cread
Köpeklerin kardeşliği, aralarına kemik atılıncaya kadardır.
İnsanlığın Portresi, İyilik Ve Kötülük Kavramları
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 14:09
Kitabın Küçük Çaplı Bir Özeti: Raskolnikov iyilik yapma bahanesine sığınarak yaşlı tefeci bir kadını öldürür, kadının tüm parasını alır ve bir görgü tanığını öldürüp şans eseri olay yerinden uzaklaşır. Zamanla vicdan azabı çeken Raskolnikov daha fazla dayanamaz ve suçunu itiraf edip teslim olur. Kitap Hakkında Çıkarımlarım: Dostoyevski'nin Suç Ve Ceza romanında Raskolnikov kişiliği çarpık ve çelişkili bir kişiliktir. Bir yandan kendi ideallerine sahip ve idealist denilebilecek bir gençken bir yandan eline bir balta alıp insanları kolayca soğukkanlılıkla öldürebilecek bir insandır ki kendisi bu çarpık karaktere sahip olmasından dolayı benim kendi düşüncelerimce insanlığın, insan olmanın resmedilmiş hali, bir portresidir. Gerçeği kendi menfaati için çarpıtmaya çalışan, başarısız olunca da suçlu olduğunu kabul eden muzzam seviyede kompleks olan bir varlıktır Raskolnikov; Yani kısacası bir insandır Raskolnikov. Suç Ve Ceza romanının olay örgüsü nihayetinde çok basittir. Bir adam bir suç işler ve cezasından hem vicdanen hem de kanunen kaçmaya çalışır. Okuycular için kitabın ismi kısmen bir özettir aslında. Olay örgüsünün bu kadar basit olmasıyla beraber bu romanın bir şaheser, başyapıt kabul edilmesinin sebebi ise ustalıkla sunduğu psikolojik gerilim, Raskolnikov karakteri üzerinden işlediği psikolojik durumun ağırlığı ve topluma yönelttiği basit gözüken ama karmaşık olan sorulardır. Suç Ve Ceza'nın en popüler sorgularından biri iyi ve iyilik kavramlarının ne denli ölçülebileceği ve iyi ve kötü ayrımının ne kadar doğru bir şekilde yapılacağıdır. Raskolnikov karakteri de "İyi bir toplumun kurulması kötüleri ortadan kaldırıp iyileri yaşatmaktan mı geçer, yoksa kötülerin üremesini önlemekten mi?" sorusunu kafasına takar. Hem toplum ahlakına karşı çıkacak eylemlerde
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2015194,4bin okunma
Reklam
Bir Varoluş Sancısı
Puan vermedi·377 syf.··
Beğendi
·
2021 39. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2021 20:21
Varoluşçuluk ya da Egzistansiyalizm terimini mutlaka hayatınızda bir veya iki kere duymuşsunuzdur. Yirminci yüzyılın ilk yarısının sonlarına doğru Fransa’da ortaya çıkan bu düşünce insan varoluşu sorununu araştıran ve düşünme, duygu, hareket eden bireyin yaşanmış deneyimine odaklanan felsefi araştırma şeklidir. Varoluşçuluk, diğer bir ismiyle Egzistansiyalizmin öne gelen isimlerinden olan Jean Paul Sartre bize Bulantı adlı romanıyla bize varoluşçuluğun kapısını aralamıştır. Jean Paul Sartre kendisini bir anarşist olarak değerlendirirdi. Bu bağlamdan yola çıkarak Bulantı kitabına verilen ödülü reddetmesi bir anarşist için kaçınılmaz bir harekettir. Evet, doğru duydunuz Jean Paul Sartre'nin Bulantı romanı Nobel ödülü alacakken Sartre bu ödülü geri çevirmiştir. Ayrıca Sol örgütlerle ağır temas halinde olan Jean Paul Sartre, Che Guevara gibi kişilerlerle görüşür ve aktif bir şekilde sol düşüncelerin lehine yazılar yazardı. Kısacası gayet aktif bir örgüt mensubuydu. Sartre'nin Bulantı kitabına gelecek olursak, Bulantı varoluşçuluk felsefesini bize Antoine Requentin isimli bir tarih yazarın günlüğünden Antoine'nin hissettiği bulantıyı, varoluş saçmalığının nihai amacını ya da kısacası varoluşumuzun amacının ne olabileceğini bize aktarıyor. Sartre, Antoine Requentin üzerinden bize yönelttiği sorular ve bize gösterdiği iç dünyası sayesinde bu roman günlerce konuşulabilecek bir nitelik kazanıyor. Bu romanda aslında Sartre kendini anlatmakta, varoluşçuluğun yanında bireyselleşme konusunu da ortaya atmaktadır. Bu felsefi romanı bitirmek size zor gelebilir, uzun sürebilir. Yanlış anlamayın tabii ki 1-2 günde bitirebilirsiniz "okuyarak" lakin size önerim bu kitabı yavaş yavaş ve anlayarak, yorumlayarak okumanızdır. Sartre'nin bu karamsar
Edebiyat
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128,1bin okunma