Zevk, bir uçurumun kenarındadır; sınırı tutamazsa acıya dönüşür. Sınırı tutturmak da, insanın o işi iyi sanması yüzünden güç bir iştir. Gerçek iyi'yi bütün ruhunla istemekte bir tehlike yoktur. "Peki, nedir bu gerçek?" diye soruyorsun. "Ya da nereden doğmuştur?" Anlatayım bak: Gerçek; iyi, rahat bir vicdandan, şerefli niyetlerden, doğru davranışlardan, kapkaççılıktan nefret etmekten, bir tek yolda yürüyüp giden bir hayatın sakin ve sürekli tekdüzeliğinden doğar. Çünkü bir niyetten ötekine atlayan ya da atlamaktan geçtim, rastlantıyla birinden ötekine düşenler, kararsız, havada sallanıp durdukları için nasıl kalıcı, belirgin bir şey yaratabilirler ki?