sevgi değil, değil nathanael: aşk. anlıyorsun, değil mi? aynı şeyler değil bunlar. kimi kederleri, sıkıntıları, sızıları sevebilmem, bir aşkı yitirme korkusundandı. yoksa pek çekemezdim onları. bırak, herkes kendi eliyle düzenlesin yaşamını.
geçmiş bir bakıma, içinde yaşadığımız zamandan çok daha gerçektir; en azından çok daha dayanıklı, çok daha süreklidir. şimdiki zaman akıp gider, yiter, parmaklarımızın arasından kum gibi kayar. maddesel ağırlığına ancak anılarda kavuşur.
adım yusuf, kuyum sensin. yoksulum, müslümanım, bir tosbağam var, seni de alıp gitmek istiyorum. benim dinimde oruçla namazın bile kazası var, lakin sensiz geçecek bir günümün kazası yoktur. söylediklerim kadar söyleyemediklerim de var. söyleyemediklerim bir kuş olup çırpınıyor içimde. sen gülersen o kuş doyacak. sırf bunun için gülümse. o kuş doysun.