Sándor Márai’den okuduğum ilk kitaptı Csutora. Açıkçası kitaba büyük beklentilerle başlamadım ve bitirdiğimde de bayıldığım kitaplar arasına girdiğini söyleyemem. Ama okurken beni düşündüren ve bitirdikten sonra da aklımda kalmaya devam eden bir metin oldu.
İlk bakışta bir köpeğin hikayesini okuyacakmışız gibi görünse de kitap ilerledikçe meselenin köpekten çok insan olduğunu fark ediyoruz. İnsanların canlılara, eşyalara hatta birbirlerine bile yükledikleri anlamları, beklentileri ve sahip olma duygusunu görüyoruz. Özellikle Csutora’nın cins bir köpek olmadığının anlaşılmasıyla birlikte insanların ona bakışının değişmesi bana oldukça çarpıcı geldi. Aynı canlı, aynı karakter ama bir anda değeri değişiyor…
Kitap boyunca beni en çok etkileyen şey ise Csutora’nın bir türlü kalıplara sığmaması oldu. İnsanlar onu değiştirmeye, anlamlandırmaya ve kendi dünyalarına uygun hale getirmeye çalışırken o hep kendi doğasında kalıyor. Bu durum ister istemez insanın kendi hayatını da düşündürüyor. Ne kadarımız gerçekten kendimiz gibi yaşayabiliyoruz, ne kadarımız başkalarının beklentilerine göre şekilleniyoruz
Márai’nin dili oldukça sade ve akıcıydı. Kısa bir kitap olmasına rağmen satır aralarında çok şey söyleyen metinlerden biri. Büyük duygusal kırılmalar yaşatmadı bana ama sakin sakin ilerleyen, düşündüren ve okuduğuma memnun kaldığım bir kitap oldu. İlk Márai deneyimim olarak da yazarın diğer kitaplarını merak etmeme yetti.
Sandor Marai’nin okuduğum ilk kitabı. Açıkçası beklentimin biraz altında kaldı, sonunu böyle beklemiyordum. Kullanılan dil beni yer yer sıksa da hızlı okunuyor. İçerik açısından ben köpeğin ağzından yazılmasını beklemiştim, belki daha tatlı olabilirdi. Bana yine Macar yapımı olan Beyaz Tanrı (Feher Isten) filmini hatırlattı.
CsutoraSándor Márai · Can Yayınları · 2025468 okunma
"Okur dikkat! Bu bir köpek hikayesidir" gibi alayımsı bir cümle ile başlayan Csutora Şahsiyetli Bir Köpeğin Hikayesi; Sandor Marai tarafından yazılmış insan/hayvan ilişkilerine değinen bir eser. Roman, burjuva bir yazarın eşine Noel hediyesi olarak Puli cinsi bir köpeği satın alması ve akabinde yaşananlardan bahsediyor. Ev halkı, önce evlerine gelen bu canlıyı çok seviyorlar ve ona karşı oldukça ilgili davranıyorlar. Zaman geçtikçe eve alınan bu köpeğin Puli cinsi olmadığı ortaya çıkıyor ve bu biraz hayal kırıklığına sebep oluyor çünkü o dönemde yüksek zümreye hitap eden bir tür. Buna rağmen ona karşı sevgileri ve alakaları devam ediyor fakat Csutora sıradan bir evcil hayvan olmaya pek sıcak bakmayan "karakter sahibi" bir köpek. Diğer köpeklerin kabul ettiği şeyleri pek kabul etmeyen, insan baskısına boyun eğmeyen ve özgürlüğüne bir hayli düşkün olan Csutora ev halkına oldukça zor zamanlar yaşatıyor. Sahiplerinin isteklerine boyun eğmeyen ve kendi çapında bir direniş gösteren Csutora'nın davranışları zamanla trajik bir hâl alıyor ve ev halkı tarafından antipati ile karşılaşıyor. Zamanla iyice ev halkı özellikle de beyefendi köpekten soğuyor ve kitabın sonunda onu evden yolluyorlar. Kitap, yer yer sıkıcı ve sinir bozucu olsa da sonuna kadar okutuyor kendini. Özellikle beyefendinin köpek ve köpeğin davranışları hakkında yaptığı çıkarımları ve hayata dair bazı söylemleri çok hoşuma gitti. Yazar, Csutora üzerinden bir burjuva sınıfı eleştirisi yapıyor ve toplumun değerlerini sorgulatıyor bir taraftan da. Köpek severler için tavsiye edebileceğim bir kitap olmayabilir çünkü sonunda bir hayli kötü ve sinir bozucu bir sahne var. Okuyup okumamak size kalmış.
CsutoraSándor Márai · Can Yayınları · 2025468 okunma
Kitap bana hiç akıcı gelmedi. Zor bitirdim hatta birkaç defa bıraksam mı diye düşündüm. Tam bir olay örgüsü ve zaman kavramı olmadığı için belki de. Yine okuduğuma pişman değilim. Tavsiye eder miyim, hayır. Asil bir ırktan diye aldığınız köpeğinizin sokak köpeği çıkmasıyla yaşadığı burjuvazi sorunlara odaklanıyor. Ama kitabı okurken de bir aydınlanma yaşamıyorsunuz. Bana kattığı özel bir cümle olmadı. Yıllar sonra nasıl bir kitap olduğunu da hatırlamam gibi geliyor. İz bırakan derin bir kitap değil de, çok derin anlamları varmış izlenimi veren ama siz anlamıyormuşsunuz gibi hissettiren bir kitap.
CsutoraSándor Márai · Can Yayınları · 2025468 okunma
Yazarın Marai olmadığını bilmeden okusam Marai olduğunu anlayabilirdim. Romanlarındaki her zamanki meseleleri bir köpeğin üstünden anlatmış .
Marai ne yazmışsa okurum - en kötü metni olsa bile.
CsutoraSándor Márai · Can Yayınları · 2025468 okunma
Tek kelimeyle saçmalık.Sandor Marai niye böyle bir şey yazmış anlamadım.Vaktime yazık.Eğitilemez bir köpeğin ev halkıyla itişip kakışmaları konu.Konu seçimi ucube.Ne zaman yamış bu kitabı yazar bilmiyorum ama bu kadar mı hayal kırıklığı yaşanır bir kitapta.Uzun zamandır böyle berbat bir şey okumamıştım.Yazara saygıma hürmeten bitirdim.
CsutoraSándor Márai · Can Yayınları · 2025468 okunma