Puan vermedi·271 syf.·
2026 209. kitabı
Osmanlı devlet yönetiminde etkin bir rol oynamış Haseki Sultan ve Valide Sultan. Torununun saltanatında bile haremi yönetmiş ve büyük kayınvalidesi Safiye Sultan gibi kendisi de Büyük Valide Sultan olmuştur. Osmanlı padişahı I. Ahmed'in nikahlı eşi ve en sevdiği eşidir, padişah IV. Murad ile I. İbrahim'in annesidir ve IV. Mehmed'in babaannesidir. Safiye Sultan'ın isteği üzerine adı Mahpeyker olmuş Kösem Sultan Kimdir? Osmanlı tarihinin etkili kadınlarından olan Kösem Sultan, 1590 yılında Yunanistan'da Anastasya adıyla doğdu. Bosna Beylerbeyi tarafından İstanbul'a kızlarağasına gönderildi. Kösem Sultan küçük yaşta Harem'deki eğitime başladı. 15 yaşındayken Sultan I. Ahmet'e haseki oldu. . Keskin zekasıyla padişahı etkisi altına aldı ve bütün saraya nüfuzunu kabul ettirdi. Kösem Sultan, Safiye Sultan ve Hürrem Sultan'ı örnek alarak, kendi yoluna başladı. Bu sirada III. Mehmed vefat etti ve genç Şehzade Ahmed Osmanlı tahtına oturdu. I. Ahmed olarak 14. Osmanlı padişahı ve 93. İslâm halifesi oldu.Kösem parlak zekası ve güzelliği ile Sultan Ahmet'i kendine aşık etmeyi başardı. Kocası ölünce önce tahta geçen kocasının kardeşi Sultan I. Mustafa ve daha sonra da kocasının başka bir kadından olma oğlu Sultan II. Osman zamanında devlet işlerinde etkinliği arttı. Fakat II. Osman yaşı çok genç olmakla birlikte Kösem Sultan'ın devlet işlerine çok karışmasından rahatsız oldu ve muhtemelen annesi Valide Sultan Mahfiruz Hatice Sultan'ın da etkisiyle onu eski saraya gönderdi. . Genç Osman'ın tahttan indirilmesi ve tekrar yerine geçen I. Mustafa'nın da tekrar tahttan indirilmesi üzerine tahta nihayet Kösem Sultan'ın kendi oğlu IV. Murat çıktı. IV. Murat tahta çıktığında sadece 11 yaşındaydı ve Kösem Sultan artık oğlu adına devleti büyük ölçüde yönetmeye başlamıştı. Kösem Sultan
Edebiyat - Roman - Tarih
Kösem SultanAhmed Refik · Yeditepe Yayınevi · 2015123 okunma
Osmanlı Kurumlarının Kökeni
10/10
·235 syf.··
2025 90. kitabı
Merhum Prof. M. Fuad Köprülü'nün 1931 yılında yayımladığı ve sonradan müstakil bir kitap haline getirilen bu iddialı monografisi, Osmanlı tarih yazıcılığında köklü bir tartışmayı bilimsel temellere oturtan, çığır açıcı bir eserdir. Kitap, adından da anlaşılacağı üzere, Osmanlı İmparatorluğu'nun idari, askeri ve hukuki müesseselerinin oluşumunda Bizans İmparatorluğu'ndan ne ölçüde etkilenildiği meselesini kökten sorgulamayı amaçlar. Ana Fikir ve Yazarın Maksadı Köprülü’nün bu araştırmadaki temel motivasyonu ve ana tezi, Batı tarih yazımında "ispatı gereksiz bir gerçeklik" (mütearife) haline gelmiş bir görüşü yıkmaktır. Yazar, çalışmasının ana fikrini şu net cümlelerle ortaya koyar: "F. Köprülü'nün bu monografisindeki ana fikir, Osmanlı müesseselerinin, Bizans müesseselerinin bir taklidi olmayıp, kendi ananesi içinde geliştiğini göstermeye matuftur." Yazar, bu tezini ortaya atarak, sadece bir tarih görüşünü değil, aynı zamanda sağlam bir bilimsel yöntemi savunmayı amaçlamıştır. Atmosfer ve Eleştirel Ortam (Olay Örgüsünün Başlangıcı) Eser, Batılı tarihçilerin geleneksel olarak kabul ettiği, ancak yazarın yetersiz bulduğu bir "hakikat" ile başlar: İstanbul'un fethinden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun saray teşrifatından idare teşkilatına kadar çeşitli kurumlarının Bizans'tan büyük tesirler aldığı fikri. Bu yaygın kanaat, XVI. yüzyıldan itibaren Busbec ve della Valle gibi seyyahların gözlemleriyle başlayıp, Rambaud, Charles Diehl ve N. Iorga gibi ünlü tarihçilerin eserlerinde kesin hükümlere dönüşmüştür. Örneğin Rambaud, Vezir-i âzam'ı grand domestique, Kapudan Paşa'yı megaduc ve Kadıasker'i juge du camp gibi Bizans makamlarının doğrudan karşılığı olarak görmekteydi. Diehl ise, Türklerin siyaset ilmine alakasız sert askerler olduğunu ve İstanbul'u
Tarih
Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine TesiriFuad Köprülü · Alfa Yayıncılık · 2018146 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·416 syf.··
2025 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2025 02:33
Klasik bir Dakikalar İçinde serisi olarak kısa ve özel bilgileri sunan kitap okudukça şaşırtıp bilgiler veriyor. Okuma bilmeyen sultan ve sadrazamlar Kaçırılan komşu lider yakınları Katledilen şehzadeler İçkiye düşkün padişahlar Uyuşturucu (afyon) kullanan padişahlar Ölümü şüpheli (öldürülen, zehirlenen) padişahlar Babasını devirip yerine geçen şehzadeler 1 yaşını bile doldurmadan kardeş katline kurban giden şehzade Sünnet bile olmadan devletin başına geçip cülus dağıtan şehzadeler Şehzade beğenmeyip padişahın kimin olacağına karar veren yeniçeriler Hurafelerle bilimin uzak tutulmaya çalışılması Kulları tarafından taciz edilerek öldürülen padişah Doğru dürüst medrese eğitimi almadan üfürükçülükle ilmiye sınıfının en üst mertebelerine yükselen Cinci Babasını öldürten padişahlar Sefere gittiği halde av tutkusundan savaş yerine ava giden padişah Başarısızlıkları galibiyet gören bi idare 4 yaşında evlilik yaptırılan padişah kızı Bilimden ve dolayısıyla batının ilerleyişinden uzaklaşan bir devlet Kafes hayatı yaşamaktan paranoyak olup anormalleşen hanedan üyeleri Mason sadrazam Mason padişah İlk boykot Kurtuluşu önce Allah sonra itilaf devletinde gören damat Ülkesinden terk eden sultan gibi tartışmalı bir çok konu sürükleyici bir hızda kendisini okutuyor.
Dakikalar İçinde Osmanlı PadişahlarıÖnder Kaya · Kronik Kitap · 2023293 okunma
Sultan ve Müneccimi
8/10
·200 syf.··
2024 107. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2024 19:32
Astroloji ve müneccimlik İslam dünyasında ve özellikle Osmanlı Devleti’nde dikkate alınan bir konu. Öyle ki Osmanlı sarayında müneccimlik adı altında devlet kadrosu açılmış ve 1924 yılına kadar görevli biri müneccim olarak görev almıştı. Müneccimler astrolojiden yola çıkarak gezegenlerin hareketi ile birlikte uğurlu saat tahmin ederler ve cami inşası, doğum, sünnet, cülus, askerlere maaş verilmesi ve sefere çıkılması gibi önemli anlar Müneccimi belirlemiş olduğu saatte yapılırdı. Bu kitap da 18. Yüzyılda III. Mustafa’nın saltanatında sarayda müneccimlik görevinde bulunan Halil Efendi’nin müneccimlik görevinde iken yazdığı ahkam defterlerini inceliyor. Kitap aslında bir yüksek lisans tezi. Halil Efendi yaklaşık 36 yıl bu görevde bulunmuş ve tam 3 padişahın saltanatında görev yapmış. Bundan dolayı önemli bir şahsiyet. Halil Efendi’nin ahkam defterleri kapsamında 18. Yüzyıl Osmanlı sarayındaki müneccimlik konusu incelenmiş kitapta.
1000Kitap
Sultan ve MüneccimiR. Hakan Kırkoğlu · Doğan Kitap · 201717 okunma
Puan vermedi·164 syf.··
Beğendi
·
2024 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2024 17:02
Fatih Sultan Mehmet Uzun Hasanla uğraşırken Sultan Cem'i Lalalarıyla birlikte geride bıraktı Hükümdardan uzun süre haber alınamaması üzerine Uzun Hasan'ın casusları Hükümdarın doğu seferinde ağır yenilgiler aldığının bilgisini duyuruyorlardı. Lalalar Sultan Cem'i başa geçirme gafletinde bulundular ancak Fatih Sultan Mehmet zafer elde etmişti. İstanbul'a döndüğünde olaylardan haberi vardı ve genç Sultan'a komplo olduğunu düşünerek Lalaları ve teşvik edenleri ortadan kaldırdı. Şehzade Mustafa'nın vefatı üzerine otorite boşluğu olmaması için Sultan Cem'i İstanbul'dan Karaman'a gönderdi bu gidişin bir daha dönüşünün olmayacağının farkında değildi. Fatih Sultan Mehmet'in şehadete ermesi üzerine Sultan Cem'e ve Sultan Beyazıt'a mektup gönderildi ancak Sultan Cem'e mektubu götüren ulak Sinan Paşa tarafından öldürüldü, haberi alan Sultan Beyazıt ise zaman kaybetmeden İstanbul'a geldi ve halk yeni padişahını karşıladı. Şehzadeler arasında savaş oldu ve Sultan Cem yenildi. Karaman'a doğru kaçtı Mısır'a gitti Hac vazifesini yerine getirdi, abisi Beyazıt'a affını istedi ancak Beyazıt reddetti. Karamanoğlu Kasım Bey teşvik etmesiyle birlikte şansını tekrar denemek istedi Anadolu'ya geçerek Konya'yı kuşattı ve Beyazıt'ın yaklaşması üzerine kuşatmayı kaldırdı tekrardan Mısır'a gitmeyi düşünüyordu yollar Beyazıt tarafından tutulmuştu. Kardeşi Sultan Cem'e masrafların karşılanması üzerine Kudüs'te yaşaması teklif edildi ancak Karamanoğlu Kasım Bey başta olmak üzere yanındaki kişilerin teşviki üzerine Rumeli üzerinden saltanatını sürdürmesini önerdiler ve Rumeli'ye geçmek için Rodos Şövalyeleriyle anlaştı onların gemisiyle birlikte Rodos'a geldi. Halk Fatih'in şehzadesini merak ediyordu ve büyük coşkuyla karşılandı. Sultan Cem cülus ettiği takdirde şövalyelerle ebedi olarak barış içinde
Sultan CemAhmed Refik · Kapra Yayıncılık · 202113 okunma
Puan vermedi·251 syf.··
2024 73. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2024 15:50
Babası III. Mehmed'in vefatı üzerine hemen ertesi gün apar topar vuku bulan cülus töreni 22 Aralık tarihinde ya da 21 Aralık 1603[3] Pazar günü sabahı gerçekleşmiştir. Nasıl ki babası kendinden önceki sultanlara nazaran en genç yaşta ölmüş hükümdar ise I. Ahmed de o zamana kadar babasının vefatıyla tahta geçenlerin arasındaki en genç hükümdardır. Eyüpsultan'da kılıç kuşanarak tahta geçen ve I. Süleyman'dan sonraki padişahlar içinde devlet işleriyle yoğun şekilde uğraşan ilk padişah olarak kabul edilen I. Ahmed ilk yıllarında daha pasif bir padişahlık sürdürdü
Sultan 1. Ahmet HanKemal Arkun · Akademisyen Yayınevi · 019 okunma