"Neyi seçersen seç pişman olursun. Çünkü sorun tercihlerinde değil yaşanmamış bir hayatı romantize etmendir. İnsan her daim gidilmemiş bir yolu cazibeli ve gizemli bulur. Bu yüzden mesele en doğru seçimi yapman değil. Hangi pişmanlıkla yaşayacağını seçip karar vermendir." Kierkegaard
1000Kitap
Değersiz Değil, Vazgeçilmiş..
Öğle güneşi her şeyi olduğu gibi gösteriyordu. Ne saklanacak bir gölge vardı ne de güzelliği örtecek bir karanlık. Bir çöp konteynerinin üstüne bırakılmış kırmızı güller gördüm. İlk bakışta sıradan bir görüntü gibi duruyordu. Ama nedense gözümü alamadım. Çünkü onlar hâlâ güzeldi. Yaprakları yemyeşildi. Tomurcukları açmaya devam ediyordu. Rüzgâr estikçe sanki hâlâ bir bahçedeymiş gibi sallanıyorlardı. Tek farkları şuydu: Birileri artık onları istemiyordu. İnsan bazen buna üzülüyor. Bir çiçeğin bile çöpe atılmasına. Çünkü çiçekler kendilerini savunamaz. “Ben hâlâ güzelim” diyemezler. “Biraz daha yaşamak istiyorum” diyemezler. Sessizce bırakılırlar bir kenara. Uzun süre o güllere baktım. Ve aklıma şu geldi:
Reklam
“İnsanlar çoğu zaman duygusal acılarını fiziksel acıya çevirirler.Çünkü midem ağrıyor demek,çok üzgünüm canım yanıyor demekten daha kolaydır.”
1000Kitap
Kitap Kapaklarındaki Ünvanlar Gerçekten Ne Anlama Geliyor?
Selam. Kitapların üzerinde sık sık gördüğümüz ve ne olduğunu bilmesek de bize güven veren unvanlardan söz etmek istiyorum bu gün. ayça ile konuşmamız sırasında New York Times Bestseller ifadesini çok gördüğünden, haftalık olup olmadığına dair yapılan esprilerden bahsetmiş ve sonra gerçekten haftalık olduğunu öğrenip beni kültürlendirmişti. Böyle olunca, ben de dayanamayıp daha detaylı bir araştırma yaptım. Şimdi o detayları konuşalım... Bir kitapçıya girdiğinizde ya da internette kitap araştırdığınızda sürekli aynı ifadelerle karşılaşırsınız: "New York Times Bestseller", "Nobel Ödüllü Yazar", "Pulitzer Kazananı", "Hugo Ödüllü Roman"... En azından benim internet arayüzüm bunlardan oluşuyor. İlk bakışta bunların hepsi aynı şeyi ifade ediyormuş gibi görünüyor, hepsi kitabın iyi olduğunu iddia ediyor. Ancak işin aslı bundan biraz daha karmaşıktır. Çünkü kitapların kapaklarında gördüğümüz her ifade bir ödül değildir ve ödül olanların da hepsi aynı kriterlere göre verilmez. Boşuna kitabı kapağına göre yargılama dememişler... Aslında bu ifadeleri anlamanın en kolay yolu onları üç farklı kategoriye ayırmaktır: satış başarısını gösterenler, halk oylamasına dayananlar ve jüri tarafından verilen ödüller. En çok karıştırılan örneklerden biri olan The New York Times Bestseller ifadesiyle başlayalım. Pek çok kişi bunun bir ödül olduğunu düşünür, ancak gerçekte bu bir ödül değil, haftalık olarak yayımlanan çok satanlar listesine girmiş olmayı ifade eder. Bir kitap yalnızca bir hafta boyunca listede kalmış olsa bile kapağında ömür boyu "New York Times Bestseller" yazabilir. Dolayısıyla bu ifade kitabın edebî kalitesini değil, belirli bir dönemdeki satış başarısını gösterir. Bu nedenle kitap kapaklarında bu unvanın bu kadar sık görülmesi şaşırtıcı değildir. Öte yandan
Edebiyat
İslam alimleri imânı tanımlarken 3 görüş ortaya atarlar. 1-İman, kâlp ile tasdiktir. 2- İman, kâlp ile tasdik dil ile ikrardır. 3- İman, kâlp ile tasdik dil ile ikrar ve ameldir. Hepimiz bazen iman hakkında,Allah'ın varlığı birliği hakkında bazı sorgulamalara gireriz, girebiliriz,düşünürüz .. bazen de zihnimizde vesveseler olabilir. imanı incelerken, imanın ne olduğunu düşünürken dikkatimi çeken ana konulardan biri de bu konu oldu. İman Kalp ile olur. Allah'a kalpten teslim olmakla olur. Bu yüzden bu tanımların temelinde kalp vardır. kalpler görmüyorsa orada iman yoktur ve problem burada başlar. Biz aklın her şeyi çözebileceğine inanıyoruz fakat dünyalık işleri çözmede akıl yararlıdır. İman için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.. Allah (cc), siz yaratılan her şeyi anlayamazsınız, der ve ben baktığımda Allah'ın, Kitabında söylediği her şeyin kainatta bir karşılığı olduğuna inanıyorum. Ve evet kainatta aklın da üstünde şeylerin olduğunu görebiliyorum. Görmek, görebilmek ve görmeyi istemek gerekli. çünkü yazarın da ifade ettiği gibi "köre renk sağıra ahenk anlatılmaz." görmek isteyene, duymak isteyene anlatılır birçok şey .. Allah görenlerden eylesin. (Bu konu son zamanlarda dikkatimi çektiği için bunu dile getirmek istedim. iman konusunda (bence) -toplum olarak- eksildiğimiz için, Allah'a tevekkül konusunda, Allah'a sığınma manasında iman noktasında eksikliklerimiz olduğunu düşündüğüm için yazmak istedim.)
"Kötü âşık, bedeni sever ruhu değil; çünkü beden değişkendir, bu yüzden gençliğin çiçeği solunca kaçar. Oysa soylu karakterli aşk ömür boyudur, çünkü ebedi olana bağlanır.”
Reklam
Reklam