MM babasının her şeyi halledeceğini biliyor çünkü onun parası var, sonuçta para her şeyi halleder, en azından evde ona böyle öğretmişlerdi.Sevginin, sarılmaların, öpücüklerin, övgülerin, teşviklerin olmadığı o evde... Karşılığında paranın ve onun getirdiği tüm konforun olduğu o evde.
En pahalı kıyafetleri giyebilmek yerine kim birine sarılmak ister ki? Her istediğini alabilecekken kim öpülmeyi ister? Kim bu saçmalıkları ister, diye soruyor kendi kendine MM ama eskiden hayatının böyle olmadığını hatırlıyor, şu parmak olayından önce her şey farklıydı, daha iyiydi, çok daha iyi.
Ait olduğu yeri bulamamıştı. Çünkü kendini bulduğu her yere uyum sağlamış, işte ve eğlencede iyi olması sebebiyle hakları için savaşma ve karşısındakine saygı uyandırma isteği ve yeteneği sayesinde her zaman ve her yerde sevilen biri olmuştu. Ama hiçbir yere kök salamamıştı. Etraftakileri memnun edecek kadar uyum sağlamış ama kendisi tatmin olamamıştı. Her zaman bir huzursuzluk hissiyle altüst olmuş, daima ötelerden gelen bir çağrıyı duymuş, kitapları, sanatı ve aşkı bulduğu ana kadar hep dolaşmış ve aramıştı.