saadet

saadet
@cupofdaisy
ıg: diyetisyensaadet
10/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 01:40
Bilimkurgunun edebiyatı, bir çöl gezegeni olan Arrakis yani Dune okuduğum en iyi bilimkurgu romanıydı. Genel olarak bilinen bilimkurgu romanları daha teknolojiye yöneliktir ve bir süre sonra ne olacağını tahmin edersiniz. Fakat Dune öylesine ince işlenmiş bir roman ki o dünyaya çok çabuk giriyor ve hiç garipsemiyorsunuz. Yazar aklınızda oluşabilecek tüm soruların cevaplarını öyle olaylarla anlatarak vermiş ki kitabı bitirdiğinizde sadece hayranlık ve merakla kalıyorsunuz. Kitabın asıl güzelliği ise herkesçe bilinen tarzın dışında bir çok ideolojinin, fikirlerin, kültürlerin harmanlanıp bambaşka bir dünya oluşturması. Herkesin kendine bir şey alacağı bir kitap olmuş. Yazarın hayal dünyasına hayran oldum.
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
Reklam
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2021 00:43
Kitapların ilk cümleleri çok önemlidir, okuyacağın şey ile ilk bağı o ilk cümleden kurarsın. Nitekim Hakan Günday da şaşırtmadı daha ilk cümlesinden anladım nasıl sarsılacağımı. “Altı yaşındaydı ve altı yaşında ölecekti.” Kitabı okumaya başladığımda oldukça çıplak bir dil bekliyordum fakat okudukça çok da uzağımızda olmayan, bihaber olduğumuz gerçeklerin tokat gibi yüzümüze vurulmasına hazır değildim. Kitap Derdâ ile Derda’nın hayat mücadelesini anlatıyor desem ne kadar doğru bir ifade olur bilemiyorum. Çünkü zorluktan öte yaşadıkları. Daha 11 yaşında, çocukluğun güzel zamanlarında mücadele etmenin ne demek olduğunu bile bilmeden mücadele ediyor küçük kahramanlarımız. Birbirlerinden habersiz ve kimsesiz.. Derdâ. 11 yaşında okulundan alınıp bir tarikat liderine satılıp oğluyla evlendirilen ve Londra’da bir apartman dairesinde yalnızlığıyla boğulup her türlü şiddete boyun eğmek zorunda kalan küçük bir kız çocuğu. Daha o yaşında öyle şeylere maruz kalıyor ki okumakta zorlandım. Bir şeyler yapmak istedim elim kolum bağlı sayfaları çevirirken. Aslında hep görüp duyduğumuz ama görmezden geldiğimiz şeylerin bu şekilde yüzüme vurulması çok suçlu hissettirdi bana kendimi. Derdâ’ nın hikayesi beni çok kırdı. Derda. Çok erken yaşta bir başına kalmış, mezar sulayarak hayata tutunmaya çalışan bir erkek çocuğu. Çocuk aklıyla öyle şeyler yapıyor ki, bir çocuk bunları nasıl düşünür derken, o çocuk masumiyetini gördüm ve içim sızladı. Öylesine kimsesizliğe alışmış ki yolu Oğuz Atay’ın Tutunamayanları ile kesişince onun yazdıklarında kendini buluyor. Oğuz Atay'ın zamanında hissettiği yalnızlığı yüreğinde hissedip herkes onu tanısın istiyor. Su gibi akıp giden, insanı şiddetle sarsan ama umudun her zaman olduğunu hatırlatan bir kitaptı. Her sayfasında ayrı bir acı hissettim, boğazım
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
Totaliter yapıdaki her ülkede edebiyatın yok olmaya mahkûm olmasının yanında, totaliter bakış açısını benimseyen, zulümler ve gerçeğin tahrifatı karşısında mazeret üreten yazar da yazarlığını imha eder. Bundan kaçış yoktur.
Sayfa 48·Kitabı okudu
İyi eğitimli insanların baskıya ve zulme kayıtsızca bakışına şahit olunca insan onların sinizminden mi öngörüşsüzlüğünden mi; hangisinden daha fazla tiksinse emin olamıyor.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Entelektüel bağımsızlık kişinin gördüklerini, işittiklerini ve hissettiklerini anlatma özgürlüğüdür, hayalî gerçekleri ve duyguları üretmeye mecbur kalmak zorunda kalması değil.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Reklam