Zulmette hicrân şahlanır bilmem neden ey felek
Gönlüm ki gündüz damladır ummân olur geceler
Bir geç vakit vâdem gelir birden susar çığlığım
Siz sanmayın dostlar gelen cânân olur geceler
Bugün önümüzdeki en büyük engellerden biri de dünyada emperyalizmin dayattığı globalleşme. Türkiye'de faaliyet gösteren tüm çokuluslu şirketler (ÇUŞ), ülkemizden sadece katma değer taşımayan su, şeker, un gibi ürünleri almakta; katma değerli ürünleriyse, fiyatlarımız ve kalitemiz en büyük rakiplerimizle farklı olmamasına, hatta daha uygun olmasına rağmen hiçbir araştırma yapmadan yurt dışı global tedarikçilerden ithal yoluyla karşılamaktalar. Bu satırlardan ne demek istediğimi, eski yıllardan ve günümüzden birkaç örnekle derli toplu açıklamanın faydalı olacağını düşünüyorum.
"Buna gerek yok. Madem böyle samimi bir ortama geldik, bana adımla hitap edebilirsin."
"Hangisiyle acaba? İlk isminizle mi yoksa ikinciyle mi?"
Balık.
Boğazımda.
Kaldı.
Öldürmeye başladım. Tahir dönüp o koca eliyle sırtıma bir tane geçirince masaya yapışarak, "ÇÜŞ!" dedim.
"Boğulup öyleydim daha acı çekerdim!"
"İyi misin?"
"Ayı saldırısına uğramadan önce daha iyiydim!"