21. BÖLÜM
🌹 İnci🌹
Benim için gelmiş...
Peki, neden yapıyor bunu? İçimdeki endişeleri, korkuları bilmeden neden buralara kadar gelip hayatımın en orta yerine bağdaş kuruyor? Neden bana, taşımaya takatim olmayan tehlikeli umudu aşılıyor?
Evet, inkarı mümkün olmayan bir gerçek vardı: Varlığı, o incelikli ilgisi ve bitmek bilmeyen kibarlığı ruhuma sızıyordu. Tenime çarpan o sıcaklık, birbirimize dokunduğumuzda içimde kıvılcımlanan o tarifsiz, ürkütücü his... Belki de ondan hoşlanıyorum. Ama bu hoşlantı, beraberinde koca bir korkuyu sürüklüyor peşinden. Bağlanmaktan, bir başkasının eline kalbimin anahtarını teslim etmekten ve sonra... Sonra bir gün o ellerin gevşeyip beni uçurumun kenarında mahvolmuş, yaralanmış halde bırakmasından ölesiye korkuyorum.
Şimdiye kadar kimsenin beni yıkmasına izin vermedim. Kalbimin kapılarını öyle sıkı kapattım ki, her teklifi bir kalkan gibi kullandığım soğukluğumla geri püskürttüm. Kimseye güvenmiyorum. Ne karşımdaki erkeğin vaatlerine, ne de kendi kalbimin dayanıklılığına. Bu yüzden, hislerimi hep en derinime gömdüm; birçok duyguyu sessizce içimde yaşayıp kimseden habersiz, kendi yasını tutarak unutup gittim. Çünkü biliyorum... Bir erkek beni gerçekten sevemez. Eğer sevilmeye değer olsaydım, babam severdi. En çok ihtiyaç duyduğum anda, canından kanından kızını bir başına bırakıp giden o adamdan sonra, başka biri neden bırakıp gitmesin ki?
Hangi erkek gerçekten sadık kalabilir? Hangi erkek, zayıf noktamı gördüğünde beni sömürmek yerine elimden tutar ki? Koşulsuz, şartsız güvenemem kimseye. Hislerimi belli edip de gardımı düşüremem.
Belki bu sevebilir... Belki bu adam, tüm ön yargılarımı yerle bir edebilir.
__Yapma İnci! Bir ona bak, bir de kendine... Onun kusursuz duruşuna, etrafına