Valkyrie Cain

Valkyrie Cain
@cxvalkyrie
Memento Mori'
Ne var ki deha hiç kuşkusuz güzellikten daha uzun ömürlüdür. Hepimizin, kendimizi aşırı derecede eğitmek uğruna bunca zahmete katlanmamız da bundandır ya. Şu çılgın, kıran kırana yaşam savaşında hepimiz dayanıklı bir şeylere sahip olmak isteriz, bu yüzden de yaşam kavgasındaki yerimizden olmamak için kafamızı süprüntülerle, olgularla doldururuz.
Sayfa 24
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
… Sık sık nasıl da duyguların yanılgısını, aklın isabetsizliğini inanç olarak kabulleniriz
Sayfa 172
Biz size, yeryüzünde inançsız, onursuz, zevksiz bir hayat süren ve kurtulması olanaksız sonu düşündükçe yüreğimizi ezen istemsiz yılgınlıktan başka korku duymayan başıboş dolaşan, onların acze düşmüş torunları, artık ne insanlığa hayri düşünüyoruz, ne de kişisel mutluluğumuz için büyük özverilerde bulunuyoruz, çünkü mutluluğun olanaksızlığının farkındayız, bir kararsızlıktan diğerine aldırışsızca geçiyoruz, tıpkı dedelerimiz bir yanılgıdan diğerine atlayışları gibi, ne ümit beklentisiyle, nedir ruhun insanlara ya da yazgıyla herhangi bir mücadelede hissettiği o anlaşılır, fakat şiddetli zevki hissederek yapıyoruz…
Sayfa 167
Hayata adım atarken, onu Büyük İskender ya da Lord Byron gibi noktalamayı düşünen, ama yaşam boyunca onursal danışmandan ileriye gidemeyen insanların sayısı az mı?
Sayfa 118
Yazgım böyle benim! Herkes, çocukken de yüzümde kötülük işaretleri buluyordu; bunlar yoktu aslında, ama eziliyorlardı, onlar da oluştular. Ben alçakgönüllüyüm, beni oyunbazla suçluyorlardı: suskun biri oldum: iyilik ve kötülüğü derinden algılayabiliyordum: kinci oldum Sevinçsizdim, diğer çocuklar, neşeli, konuşkandılar; kendimi onlardan üstün görüyordum; beni onlardan aşağı görüyorlardı: kıskanç oldum: bütün dünyayı sevmeye hazırdım, beni kimse anlamadı: ben de nefreti öğrendim. Şenliksiz gençliğim, kendimle, dünyayla dalaşmakla geçti; en güzel hislerimi alay edilmekten korkarak, içimin derinliklerinde sakladım:: onlar da orada öldü. Doğruyu söylüyordum, bana inanmıyorlardı: aldatmaya başladım. Dünyayı, toplumun alışkanlıkların öğrenince yaşam bilimde uzmanlaştım; gördüm ki diğerleri benim olanca çabamla edinmeye çalıştığım çıkarlardan bedavaya yararlanarak, emeksizce mesut oluyorlardı. O anda kalbimi bir ümitsizlik kapladı, bu, tabanca mermisi ile iyileştirlecek bir ümitsizlik değil, incelikli, yalın bir ümitsizlikti. Ben, manevi anlamda sakatlandım. Ruhumun yarısı ölüydü, herkesin emrine hazır biçimde yaşıyordu; bu durum kimsenin dikkatini çekmedi, çünkü onun yıkıma uğramış yarısının yaşadığından kimse haberdar değildi.
Sayfa 113