Bu duygu, gittiği yönün gitmesi gerekenden çok ayrı olduğunu Pusulada gören; ama bu gidişi durdurmak için elinde bir şeyi olmayan bir denizcinin, gerçeği gördüğü anda hissedeceklerinin aynıydı. Her geçen dakika uzaklaştırmaktadır onu gideceği yerden, bu uzaklaşın ölümden farkı yoktur.
“ Kalbimi minik bir karınca gibi hissediyorum,” dediniz. “ hedefine varmak için uzun bir yol kat etmesi gerekiyor, büyük ağırlıklar taşıması ve sabretmesi gerekiyor. Ama rastgele esen bir rüzgârla savrulabilir, bir damla suda boğulabilir ya da küçük bir çocuk tarafından sırf oyun olsun diye ezilebilir. Kalbim.”
Büyük kararlar almak zorunda olduğunda çok dikkatli seçimini yap Arren. Gençken varlıksal yaşam ile eylemsel yaşam arasında bir seçim yapmam gerekti. Ben de ikincisinin üzerine balıklama atladım. Fakat insanın yaptığı her iş, her eylem, kendisine ve sonuçlarına bağlıyor insanı, tekrar tekrar harekete geçmesine neden oluyor. Sonra, iki eylem arasında durup da yalnızca var olabileceği bir boşluğa, şimdiki gibi bir ana çok nadiren rastlayabiliyor insan. Ya da her şeyi bir yana, kim olduğunu düşünebileceği bir ana…