Freud, histerinin nedenleri üzerine yapmakta olduğu araştırmalarının ön bulgularını, [...] arkadaşı Fliess’e göndermiştir. Bu bulguları, 21 Nisan 1896 tarihinde Viyana Nöropsikiyatri Birliği’nin düzenlediği bilimsel bir toplantıda, ilk kez kamuoyunun tartışmasına sunmuş ve olumsuz eleştiriler almıştır. Çağın önde gelen doğabilimcilerinden ve “yarıtanrı” otorite hekimlerinden Richard Kraft-Ebing [...] anlatılanları ‘bilimsel bir peri masalı’ olarak tanımlamıştır.
Ruh sağlığı, insanın topluma uyumu, toplum içinde tümüyle erimesi değil, tersine kendi yaratıcı yeteneklerini, hazlarını, istemlerini doyurma çabası olarak düşünülmüştür. (Freud’un görüşü)
Analist değilim, analiz bile olmadım, olamadım. Freud’un söylediklerini gerektirdiği kadar anlayıp anlamadığımdan bile kuşkuluyum. Bunlara rağmen -çok gecikmiş de olsa- “Oidipus ile Musa arasına sıkışmış” yapayalnız ve tek başına çalışma odasına sığınmış, bu ufak tefek “ateist Yahudi”nin yapıtlarının büyüsünden öte, neredeyse bir tür yazgı birliğinin getirdiği duygusal yakınlaşmanın etkisiyle de olacak çok bilinen biyografisinin, yani “aile romanının” ve ödünsüz eleştirileri iyi kökten inkarlarını içeren “tarihsel romanları”nın bazı bölüm başlıklarını birileriyle paylaşarak bir kez daha saygılarımı sunmak istiyorum.