Bir sanatkarın sanatını icra ettiği ilk zamanlar ile ustalık zamanları eserleri nasıl farklıysa ama hepsi de aslında ondan parçalar içermekteyse ve her birine uzaklığı nasıl eşse, her birinde anıları ve anımsattıkları nasıl sadece kendi bakış açısı ve duygularıyla örülmüşse, sevdalarımız ve sevdamızla süsleyip var ettiklerimiz de farklı değildir.
"Yaşa, işe , güce , itibara en ufak hürmeti olmayan bu acıya aşk acısı diyorlar. Kim olursan ol , seni saklandığın yerde er ya da geç buluyor , gelip göğüs kafesini ateşle sıvazlıyor ve sen içeride kapkara kurum tutuyorsun. "