"Büyük müjdeler küçük sandıklarda saklanır ki hep elinin altında olsun. Küçük istikballer ise büyük hayallerin içinde saklanır, sonra da nereye konulduğu unutulur."
Dere her zaman aynı suyla akmaz. Zaman da öyle, derenin suyu gibi bazen azalır, bazen çoğalır. Kusursuzluk hiçbir zaman yaşamın temellerinden olmadığı halde insanların beklentileri dereden hep aynı suyun akması yönünde oldu.
Ama dere bazen taştı.
Nina üzgündü. Hayatının bir saniyesini bile Carrie Soto gibi yaşayamadığı için üzgündü. Nasıl bir dünyası vardır kim bilir, diye düşündü. Kızabildiğin, inleyebildiğin, ayağını yere vurup herkesin içinde ağlayabildiğin ve seni yaralayan insanlara bağırabildiğin bir dünya. Neyi kabul edeceğini ve neyi etmeyeceğini açıkça söyleyebileceğin bir dünya.
İnsanın aptalca hatalarını geri almasının bir yolu olmalıydı. Onlar için pişmanlık duymanın değil gerçekten geri almanın, hiç yaşanmamışlar gibi olmasının.