Ardında yaşanmış aşkının kırık hikâyesinden parçalar dökülüyordu. Yaşadığı masalsı günler göz açıp kapatıncaya kadar bitmiş, gökyüzü kara bulutlarla kaplanmıştı. Dağın, taşın bütün firari düşleri arasından parlayan o mavi gözler hayatına mal olsa da hep kurtuluş ipi olarak kalmıştır yaşadığı günlerden yadigâr.
Küçük bir çocuktum. Bana ne yapıldığını bile anlamıyordum. Bir insanın bir insana vurmasının, bağırmasının sebebini anlamıyordum. Babam bana bunları neden yapıyordu? Vücudumda oluşan morlukları seviyordum: "Rengârenk oldum!" diye
kutlamalar yapıyordum. Hiçbir zaman bir resim defterim olmamıştı, hiçbir zaman boya kalemlerim olmamıştı. Mor rengi ilk defa sol kolumda görmüştüm ve sevinmiştim. Geçmişe dair hatırladığım tek güzel anı bu. Renklerle tanışmam...
"Ben, yıllar boyunca onlarca șarkı yazdım, son birkaç haftadır ise doğru düzgün birkaç cümleyi bile bir araya getirememeye başladım. Fakat şuraya gelip karşına oturduğumdan beri kafamın içinde güzel cümleler dönüyor. Hayatım boyunca aklımdan hiç geçmediği kadar güzel cümleler geçiyor içimden. Sanki dışarıya yansıttığından çok daha derin bir ruhun var ve o ruhu tanımak istedim. Seni çözme isteği
bana ilham verdi. Sen konuştukça kafamın içinde şarkı sözleri dönüp duruyor."