Filmini uzun zaman önce izlemiş ve etkisinden çıkamamıştım, kitap ise filmden daha fazla etkiledi. Ah Barış! Minik, masum Barış... Keşke uçurtmalar hep özgürce uçabilse..
5 yıl aradan sonra Charlie ve Algernon ile tekrar buluştum. Pek sevgili
buyilneokuyoruz kulübümün Nisan ayı okumasıydı.
Açıkçası özlemişim. O labirentlerde dolanmayı, zihnin çıkmazlarındaki sırlarla tekrar karşılaşmayı, masumiyetin tanımsız bir öfkeye dönüşmesini, aynada kendimle yüzleşmeyi, Algernon'u, her şeyini özlemişim.
Bazı kitaplar böyle işte... Yıllar geçse bile özletiyor kendini insana.
İyi ki
buyilneokuyoruz vesilesiyle tekrar okudum.
5 yıl önce şunları yazmışım efenim;
Harikaydı. Charlie'nin kendi küçük dünyasında yaşadığı tüm duyguları tüm saf duygularıyla aktarmasını adım adım takip ederken yaşadığı değişime de tanık olup duygularının, düşüncelerinin, yaşamının değişimine, farkında olmadığı birçok şeyin gün yüzüne çıkmasına, kendisiyle, ailesiyle, dost bildikleriyle, bildiğinin yanı sıra yeni keşfettiği dünyasıyla yüzleşmesini görmek, insanın ne denli acı verici olduğunu her satırda daha da hissetmek çok üzücüydü. Algernon'a çiçekler mutlaka okunması, ders alınması gereken bir insanlık kitabı.