"O bazı an, hangi anlar?" diye sordu. Tabloya bakıyordu. Bedeni değil ama ruhu hissettim. Arkama baktım istemsizce. Kimi arıyordum? Kimi aradığımı bilmiyordum ama kimi hissettiğimi biliyordum. Tablodaki erkek çocuğun sırtına baktım, öyle yanıt verdim.
"Tablonun bana ait olduğunu hissetmemin, tablodan daha önemli olduğunu bildiğim anlar."
"Yanlış," dedi.
"Yanlış olan ne?"
"Beyaza imza atılmaz," imzamın olduğu yere baktı. "Safı da kanun korumaz."
"Yanlış," dedim.
"Yanlış olan ne?"
"Hukukla sanat dost değil."
"Doğru," dedi.
"Doğru olan ne?" diye sorgulamaya devam ettim.
"Her şey adalete düşman, dostluk mümkün değil."
Dilan Durmaz