Dilara

Bilimsel anlayışı­mız geliştikçe dünyamız insanlıktan uzaklaştı. İnsan kendini kozmosta yalıtılmış hissediyor, çünkü kendisi artık doğayla bağlantılı değil ve duygusal "bilinçdışı Mrrdiği" doğal görüntüsünü yitirmiş bulunuyor. Bunlar da giderek simgesel içeriklerini feda etmişlerdir. Gök gürültüsü artık öfkeli tanrının sesi değil, şimşek de onun cezalandıran mızrağı değil. Hiçbir ırmakta bir ruh barınmıyor.Hiçbir ağaç, bir adamın yaşam prensibi, hiçbir yı­lan akim bedene girmiş şekil, hiçbir mağara da büyük bir cinin evi değil. Taşlardan,bitkilerden ve hayvanlardan kısanlara seslenen yok, insan da onlara kendisini anlayacakları inancıyla bir şeyler söylemiyor. İnsamn doğayla bağlantısı kaybolup gitmiş ve onunla birlikte bu simgesel bağ ortaya çıkardığı güçlü duygusal enerji de bitmiş.
Sayfa 94·Kitabı okuyor
Felsefe
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Örneğin bugün "madde"den söz ediyoruz. Onun fizik özelliklerini tanımlıyoruz. Laboratuvar deneyleriyle onun çeşitli taraflarını göstermek istiyoruz. Yine de "madde" sözcüğü kuru, insanlık dışı, saf zihinsel bir kavram olarak kalıyor. Bunun bizim için hiçbir psişik anlamı yok. Buna karşılık "madde"nin eski imgesi ne kadar farklıydı. Yer Ana'nın derin duygusal anlamım ifade eden "Ulu Ana"ydı o. Aynı şekilde bir zamanlar ruh denilen şey, bugün zihin yoluyla tanmüanmaktadır ve öylece de "Evrenin Babası" olmaktan çıkmıştır.O artık insanın sınırlı ego düşüncesine indirgenmiştir; "babamız" simgesindeki ölçülmesi olanaksız duygusal enerji de entelektüel bir çölün kumlarına gömülüp gitmiştir.
Sayfa 93·Kitabı okuyor
Psikoloji
Eski çağlarda, insanların ruhlarında içgüdüsel güçler ortaya çıktığında bilinçleri bunları anlamlı bir psişik örgüye entegre edebiliyordu. Ama artık "uygar" insan bunu yapamıyor. Onun "derici" bilinci içgüdülerin ve bilinçdışmm, görevlerim yerine getirebilmelerini ve birbirlerini özümleyebilmelerini sağlayacak bütün araçlarım elinden almış bulunuyor. Özümleme organları, genel olarak kutsal saydan gizemli sembollerden ibaretti.
Sayfa 93·Kitabı okuyor
Felsefe
Antropologlar, İlkel bir toplum düzeninin ruhsal değerleri uygarlığın saldırısına uğradığında neler olduğunu sık sık tanımlamışlardır. İnsanlar yaşamlarının anlamına olan inançlarım yitirirler, toplumsal düzenleri çöker ve kendüeri de ahlak­ça yıkılırlar
Sayfa 93·Kitabı okuyor
Psikoloji
Modern insan kendi rasyonalizminin, kendisini psişik yeraltının merhametine ne denli bırakmış olduğunun farkında değildir. Kendini batıl inançlardan kurtarmıştır, en azından öyle oldu­ğunu sanmaktadır, ama bunu yaparken ruhsal değerlerini de büyük ölçüde yitirmiştir. Ahlaksal ve ruhsal geleneği yıkılmıştır. Bu çözülmenin bedeli ise şimdi dünya çapında şaşkınlık ve çözülmeyle ödenmektedir.
Sayfa 93·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı