Bilimsel anlayışımız geliştikçe dünyamız insanlıktan uzaklaştı. İnsan kendini kozmosta yalıtılmış hissediyor, çünkü
kendisi artık doğayla bağlantılı değil ve duygusal "bilinçdışı Mrrdiği" doğal görüntüsünü yitirmiş bulunuyor. Bunlar da giderek simgesel içeriklerini feda etmişlerdir. Gök gürültüsü artık öfkeli tanrının sesi değil, şimşek de onun cezalandıran mızrağı değil. Hiçbir ırmakta bir ruh barınmıyor.Hiçbir ağaç, bir adamın yaşam prensibi, hiçbir yılan akim bedene girmiş şekil, hiçbir mağara da
büyük bir cinin evi değil.
Taşlardan,bitkilerden ve hayvanlardan kısanlara seslenen yok, insan da onlara kendisini anlayacakları inancıyla bir şeyler
söylemiyor. İnsamn doğayla bağlantısı kaybolup gitmiş ve onunla birlikte bu simgesel bağ ortaya çıkardığı güçlü duygusal enerji de bitmiş.