Nasıl olur da durmadan zevk almamızı öğütleyen, içimize bundan başka güdü, başka ilham yerleştirmeyen Doğa bir süre sonra, eşssiz bir tutarsızlık örneği göstererek, başkalarına acı verdiği taktirde bu zevkten
vazgeçmemizi salık verebilir?
Sefanın içindeyken plan yapan insanların hayatla bağlarını acımasızca koparttığında ölüm, ve hayatın orta yerinde bu ölümcül andan asla endişelenmeden,sonsuza kadar var olacaklarmış gibi yaşarken insanlar,
kendilerini bekleyen kaderden habersiz, ölümsüzlüğün karanlık
Mutluluk, hayal gucunun ürünü olan bir soyutlamadır. Bir duygulanım biçimidir ve tamamıyla bakma ve hissetme yöntemimize bağlıdır. İhtiyaçlarımızın karşılanması dışında insanların tamamını mutlu eden başka bir şey yoktur. Her gün komşusunu üzen bir durumdan mutlu olan bir insan görebiliyoruz. Bu yüzden mutluluğu garanti eden hiçbir şey yoktur. Sadece mevcut anayasamız ve
felsefi ilkelerimizle şekillenen biçimde var olabilir.