Deniz Sinanoğlu

Ne varsa insanın içinde, ellerinden, dokunduklarından belli eder kendini. Yemek yemesinden, bardağı tutmasından.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Yanındaki arkadaşı da aynından! Değişmez abicim bu kafa! ‘Aynından’ diye sipariş vermek nedir ya, nasıl yani? Aynı balığı mı seviyorsunuz? İnsan neyi sevdiğine kendisi karar veremezse neden yaşar? Fotokopi mi bu birini pişirip çoğaltalım, değil mi ama?”
“Yazmak istiyorum. Benden geriye bir iz kalsın, aklımda durmasın istiyorum. Telefonumu alıyorum elime. Söyleyeceklerim var deyip başlıyorum yazmaya. Yazıyorum. Hem neden yazmayayım ki! Harf sayısını aşınca fazla harflerin üzeri kırmızıyla çiziliyor. ‘Fazlalıklar var, ya fazla harfleri sil ya da yeniden daha basit yaz,’ der gibi duruyor telefonun ekranı karşımda. Yapabilir miyim bunu? Sınırları aşmadan diyeceklerimi yazabilir miyim bilmiyorum.Her şeyin bir sınırı var, yazacağımızın, susacağımızın ve tabi konuşacağımızın. Geçme o sınırı, bak yanıyor kırmızı kırmızı. Üşeniyorum daha basit anlatmaya. Kırılıyor cesaretim. Var olanlar da sınıra takılıyor. Telefonu kapatıyorum.”
“Bazen kendinizi çaresiz hissedeceksiniz, bazen de korkacaksınız. Bazı günler doğru yapıyor muyum diye şüpheye düşeceksiniz, bazı günler de varlığını önceden bilmediğiniz bir mutluluk hissedeceksiniz... Onun hayatındaki en önemli insan sizsiniz ve ileride yine siz olacaksınız. Çocuğunuzun onun İçin elinizden gelenin en iyisini yapmanıza ve başarısız olduğunuzda durumu düzeltmeye çalışmanıza ihtiyacı var.”
“Çocukların kendilerine teselli ve umut veren yetişkinlere ihtiyacı vardır; salonda düşüp canlarını acıkttıklarında da yıllar sonda yanlış kişiye güvendiklerinde ya da aşık olduklarında da.”