Körlük salgınının başlamasıyla insanların en temel değerlerinin birer birer kaybolduğunu görebiliyoruz. Açlığın, sefaletin, şiddetin, bencilliğin, cinsel sömürünün hükmettiği bu dünya beni gerçekten içine çekip birçok karakter ile empati yapmamı sağladı. Başta bilim kurgu kitabı sandığım için mantık aramaya çalıştım. Örneğin körlüğe sebep olan etmen neydi? Bütün insanlar kör ama neden sadece doktorun karısı görüyor? Ama toplum felsefesini anlatan bir kitap olduğunu fark edince bu tarz soruları bırakıp daha derin anlamlara yöneldim. Yazarın dili biraz farklıydı. Cümleler çok uzun, diyaloglar sadece nokta ve virgülle ayrıldığı için başta kafa karışıklığı yaratsa da bir süre sonra alışıyorsunuz. Sonunun daha farklı olmasını ve şaşırtmasını isterdim ama yine de beğendim.