oysaki ben,
söz geçirebilseydim zihnime eğer
önümdeki bomboş kağıda çizdiğim ilk şey
iki mavi fırça darbesi olmazdı
ve silebilseydim bugünü dünden evvel
yarın için bu geceden uyumama gerek kalmazdı
inan,
görebilseydim geleceğini önceden
ayak izlerimi sildiğim bu kaldırımlar
bu kadar ıssız durmazdı.
seni nasıl böylesine hırpaladılar? aşk sözcüğünü duyar duymaz karmakarışık korkulara kapılıp gitmene iki insanın birbirine en yakın olması gereken zamanlarda uçuruma yuvarlanır gibi kendi içine dönmene kim neden oldu? senden neyi esirgediler?