10/10
·40 syf.··
2026 36. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 16:39
Merhaba, bugün sizlere 𝖅ı𝖕𝖟ı𝖕 𝕯𝖆𝖉𝖆 kitabının yorumu ile geldim Çocuklar gücü karakterleri okumayı sevenler değil mi? Roger Canasson ve Zıpzıp Dada, engel atlama şampiyonlarıydı. Yenilmez ve mükemmel bir ikiliydiler. Birbirlerini çok iyi tamamlıyorlar, tek bir kişi gibi hareket ediyorlardı. Uluslararası Saint-Alor-sur-Fleur yarışması ise her yıl yüz binlerce kişiyi ağırlıyordu. Roger Canasson ve Zıpzıp Dada'nın başarılarını görmek için dünyanın her yerinden binlerce izleyici geliyordu. Ama yarışmada ters giden bir şeyler oluyordu. Roger Canasson ve Zıpzıp Dada oldukça amatörce davranıp, büyük bir hayal kırıklığı oluşturmuşlardı. Zıpzıp Dada yeteneklerii kaybetmiş gibi görünüyordu. Peki ya doktorlar ona yardım edebilir miydi? Çocukların Zıpzıp Dada'yı severek okuyacağı harika bir eser Pes etmemeyi, dinlenip ayağa yeniden güçlü kalkabilmeyi, farklı şekilde düşünüp yeni şeyler üretmeyi öğrenecekleri eseri mutlaka okuyun, okutturun diyorum Kitapla ve sevgiyle kalın
Zıpzıp DadaGermano Zullo · Kelime Yayınları · 20242 okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2026 283. kitabı
Harika bir uzun hikaye. Cinsel ve psikolojik gerilim muhteşem yansıtılmış. Karakterleri kusursuz bir şekilde analiz ediyor. Hikayenin merkezinin Henry'den David'e geçişi, bir nevi ava giderken avlanmayı çağrıştırıyor. Biri üst biri alt sınıftan gelen ve birbirini çatışmalarla tamamlayan akıllı-problemli-güzel-sıra dışı iki genç kadın hikayeyi sürüklüyor. Sanattan yola çıkarak iç hesaplaşmaya varış. Dada! Soyutlama... Figüratif babamdır. The Great Beautiful ve Youth filmlerindeki huysuz-deha-yaşlı-zengin tip gözümde canlandı. (Henry) Ölmüyor şerefsizler, çok canları var.
Film
Abanoz KuleJohn Fowles · İletişim Yayınları · 1990195 okunma
Reklam
Father, papa ,dada, baba
10/10
·57 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 01:19
Sayın değerli okuyucu, İlk olarak şuna değinmek isterim bu yazıyı (Richter: On the Nature of Daylight) eşliğinde Finlandiya'nın Lapland şehrine otobüsle giderken yazıyorum. (Aşağıda yazdiklarim herhangi bir kişiye olan duygularımı elalen itiraf etmek değil sadece bir nebze bu ortamda yer alan ve yer almış kisilerin gözlerinden sizlere bir pencere açmaktır.) Dış gözlemci olarak kitaba bir puan versem 10 puan fazla olduğunu net olarak söylebilirim ama okuduklarım ve analiz ettiklerim hayatımın belli parçası tam olarak oluşturmasa da belli yerlerinde bunu hissettiğim ve hissedeceğim anlar oldu kitabı okurken. Bu gözle bakarsanız belki sizlere farklı bir bakış açısı sunabilirim. Baba dediğimiz kavramı tanimlamak istersem aslında çokta söylenecek bir kelime zinciri aklıma gelmiyor fakat sifatlar acisindan bir tanimlama yaparsam; dik başlı, her şeye göğüs germesi, idare edici, kontrol edici, duygusuz , yönlendiren, bireycil, yerine ve kişisine göre değişen... Bunlar şuan aklıma gelen sıfatlar daha fazlası eklenebilmesi için biraz daha kafa yormam gerekiyor. Peki babaya duyduğumuz duygular bizim içimizden mi geliyor yoksa sonradan bu duygu kazaniliyor ? - Inanin bu his ne doğuştan geliyor ne de sonradan kazaniliyor bana gör. Sadece böyle davranmamiz gerektigini bildiğimiz için davranıyoruz. Ekstra davranışlarin hepsi çevresel etkenler silsilesinin bir araya gelmesi sonucu oluştugunu söyleyebilirim. Böyle davranmamiz gerektigi bildigimiz duygu aslında doğuştan geldiği söylememiz yanlış olmaz fakat bu duyguyu böyle direkt böyle kestirip atmakta yanlış olmaz. Şimdi Franz Kafka'nin babasıyla olan ilişkisi farklı sosyal hayatlar çerçevesinde inceledik bana uygun beni suanlik alakadar eden durumlara baktığım zaman şöyle bir notlar silsilesi ortaya çıkıyor. **"Güneşin
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma
Bir Anti Sanat Hareketi
Puan vermedi·126 syf.··
2025 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 00:00
Dadaizm akımını merak eden birisi, bence akımın en bilindik temsilcisi olan Tzara'nın bu manifestosunu satın alıp okuyabilir. Ancak, akımın ne olduğunu ve neyi amaçladığını, kitabı bitirdikten sonra da anlayamaz. Kuralsızlık, muziplik, kafa karışıklığı, estetik sabotaj ve belki de biraz hayal gücü bu kitap da Tzara'nın kalemiyle birlikte kendini sergiler. Her okuyucu bu durumdan hoşnut olmayacakken, benim gibi beğenenler de çıkacaktır. DADA: geleneksel sanatın reddedilmesi, akıl ve mantığın tekrardan gözden geçirilmesi, bunların bir sonucu olarak ise anti sanat anlayışının doğmasıdır. Tabii, bizler Tzara'ya sanırım: "Dadaizm nedir?" sorusunu bugün sorabilseydik, muhtemelen bizlere şöyle bir yanıt verirdi: "Dadaizm ne midir? Onu bilemem ama müzikten çok hoşlanırım, heh, müzik demişken kendimi çok sevimli buluyorum." diyebilirdi.
Dada Manifestoları ve Diğer MetinlerTristan Tzara · Sel Yayıncılık · 201873 okunma
Puan vermedi·126 syf.·
2025 869. kitabı
Dadaizm; Geleneksel sanata karşı olan estetik durumları, rastlantısallık sonucu oluşan olayları, kuralların olmayışını savunan; ve var olan sanat, savaş, toplum, gelenek, din ve ahlaki değerleri reddeden ve bunları hafife alan bir akımdır "DADA çılgınlık değildir, ne bilgeliktir ne de ironi, bak bana, kibar burjuva! Düzen, evrensel yetilerin, sadeliğin, katıksız kesinliğin yönettiği bir birliğin temsilidir. Dayatılan tüm kuralları reddederken “hayat”ı savunan ve yepyeni bir şiirsel deneyimi yaşam deneyimiyle, öfke ve kahkahanın buluşmasıyla harmanlayan, anlam ve mantık kurallarını hiçe sayarak sanatı zincirlerinden kurtarıp bir şenlik alanına dönüştüren bu kısa ömürlü avangard hareket çağın tükenmişliğini absürdle ifşa ediyor. I. Dünya Savaşı yıllarında, ilk büyük insan kıyımının ve burjuva dünyanın ilk büyük çöküşünün ortasında kamuoyunu şaşırtıp sarsmayı, böylece kitlesel bir farkındalık yaratmayı amaçlayan Dada Manifestoları, Francis Picabia’nın çizimleri ve Türkçeye ilk kez çevrilen Diğer Metinler (Lampisteries) ile birlikte, okunduğu salonların yankısını taşıyor "Dada yaşamdaki her şey gibi gereksizdir Kısa dopdolu bir kitabı Dada Manifestoları ve Diğer Metinler geride bıraktık
Araştırma inceleme tarih sanat
Dada Manifestoları ve Diğer MetinlerTristan Tzara · Sel Yayıncılık · 201873 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2025 5. kitabı
Harika bir kitap, harika bir sanatçı Duchamp ! Gerçi sanatçı olarak anılmak istemezdi. Duchamp 1. Dünya Savaşından sonra Dada akımının etkisiyle geleneksel sanat anlayışını reddetmiştir ve Çeşme, Bisiklet Tekerliği gibi hazır nesnelerle yaptığı eserlerle veya L.H.O.O.Q gibi Mona Lisa'ya bıyık çizerek yaptığı eserle geleneksel sanat anlayışına ve sanatçı tanımlarına ironi ve alayla karşılık vermiştir. Radikal bir "tembel eylem" cidir. Yazar Lazzarato Duchamp'ın "tembel eylem"ini Lafargue'ın "Tembellik Hakkı" eseriyle de desteklemiştir. "Amaçlanan çalışma özgürlüğü müdür yoksa çalışarak özgürlüğe kavuşmak mıdır ? " Tembellikle birlikte kimlikleri tahrip etmektedir. " üretici kimiliğini tahrip etmekle kalmaz, cinsel kimlikleri de fesheder. Netice itibariyle bizzat modernliğin antropolojisi- özne ve birey "erkek" "erkeğin" özgürlüğü ve evrenselliği- sorgulanır." Aklıma Zeynep Sayın'ın "Ölüm Terbiyesi" kitabındaki bu cümle geldi, " Hiçbir kusur, mülkiyetçilik kadar kötü değildir ve bu mülke en başta kişinin kendi başı ve kimliği dahildir." Daha önce Marx'ın damadı olan Lafargue'ın " Tembellik Hakkı" kitabını okumuştum. Sanayi ile birlikte makineleşme artıkça insanların çalışma sürelerinin kısalacağı yerde uzuyor olmasına dikkat çekiyordu. Daha çok işçi sınıfının köleleştirilmesi üzerine tembellikle karşı geliyordu. Marcel Duchamp ve İşin Reddi kitabında ise yazar Duchamp'ın sanatçının çalışmasını, sanata yüklenen özgünlük dayatmasını ve sanat piyasa ilişkisini sorguluyor. Sanat ve sanatçı tanımlarına farklı bir bakış getirirken kapitalist toplumun üç sacayağına meydan okuyor: mübadele, mülkiyet, emek. Sanatı estetik bir algılayış olarak değil bir oluş olarak ele alıyor. Çünkü estetik algılayış beğeniler, alışkanlıklar, sabitlenmiş formlar sonucunda oluşmuş olabilir. "
Marcel Duchamp ve İşin ReddiMaurizio Lazzarato · Kolektif Kitap · 201760 okunma
Reklam
Reklam