Uzun zamandır inceleme yazmamıştım ama bu güzel kitabın üzerine düşünüp kendi kelimelerimle anlatayım dedim. Neredeyse her şeyden bahsetmiş kitap yani böyle bir şeyin mümkün olmasını pek beklemezdim. Bazı davranışlarımızın evrimsel temelinden bahsetmiş. Tarihi temel olarak üç bölüme ayırmış bilişsel devrim, tarım devrimi ve bilimsel devrim olmak üzere. Bilişsel devrim bizi diğer insan türlerinden ayırmış. Her şeyin nedenini de katarak anlatmıştı bu kısımlarda. Neden diğer insan türleri yok oldu biz devam ettik, bizim farkımız neydi gibi. Ardından tarımsal devrim geliyor. Tarımsal devrimle avcı toplayıcı yaşamdan daha çok çalıştık daha az çeşitte beslendik. Mesela buğday tarlası olan tüm zamanını buna ayırıp eğer hava şartları uygunsa buğday elde etti ve onu tüketti. Avcı toplayıcı yaşamda ise her türlü çeşitte beslenebilme imkanı vardı. Ayrıca tarım devriminde biyolojimize uygun olmayan ağır işler yapıldığından bel ve sırt ağrıları oluştu. Tarımsal devrimin götürüsü getirisinden çoktu yani. Ama bir kez bu yola girildiğinde geri dönüşü de olmadı.
En son da bilimsel devrim. Aslında bu devrim de insanın çoğu şeyi bilmediğini kabul etmesiyle başlıyor çünkü her şeyi bildiğini düşünen kişi yeni bir şey araştırmaz. Ayrıca üretimin arttırılamayacağını düşünüyordu eski insanlar üretimin artmasının tek yolu insan sayısının artmasıydı. Sanayi inkılabıyla çok şey değişti bir enerjinin başka bir enerjiye dönüşebileceğini keşfettiktiler. Yöneticiler bilimin geliştikçe güçlerinin arttığını, üretimin arttığını fark edince bilime yatırım arttı. Bu da tabi bilimin bağımsızlığını etkiledi üretime etki etmeyen projeler fonlanmıyordu.
Bunların yanında ufuk açan birçok konuya yer veriyor kitap. Paranın bulunuşu mesela. İnsanlar bir şeye inandığında o şeylerin kolektif zihinde oluşması ve