“Esir Şehir” serisinin ikinci kitabı olan “Esir Şehrin Mahpusları”, kahramanımız Kamil Bey’in hapishane yıllarını anlatıyor. Fonda, işgal altındaki İstanbul’da saray ve zengin çevresi işgalci devletlerle iyi -ve bol akçeli- ilişkiler kurmaya çalışır, Kuvayi Milliyeciler Anadolu’da “Sarı Paşa”nın ardında Yunanlılarla savaşırken, Kamil Bey ise halkı ile gerçek anlamda ilk kez -ve büyük bir hayretle- tanışıyor.
Kemal Tahir’in halkı tanıma, anlama ve kelimelere dökerek aktarma gücü muazzam. Türk edebiyatının bu yönü ile en etkin kalemi hapishane anıları üzerinden sıradan halkı kana, cana bulayıp öyle bir anlatıyor ki, gözlerimiz ustalığından kamaşırken şaşkınlıktan da fal taşı gibi açılıyor. Zira aynı Kamil Bey gibi biz de acı ile farklı ediyoruz ki ne Kurtuluş mücadelesini doğru düzgün biliyoruz, ne de halkımızı tanıyoruz.
Kamil Bey, okumuş yazmış ve bu sürede sıradan halktan ve belki de aile köklerinden uzaklaşmış aydın profilinin -bence biraz naif de olsa- güzel bir örneği sayılabilir. Yurtdışında okumuş, bir çok yabancı dil bilen -hatta ülkesinde bile yabancı dilde konuşmayı prestij sayan-, hizmetlileri hariç sıradan halkla hiç ilişkisi olmamış bir paşa çocuğu o. İyi eğitimli, dünya meseleleri hakkında bilgili, güzel sanatlardan anlayan, sosyetik ortamlarda nasıl davranılması gerektiğini iyi bilen, son derece efendi ve kibar biri. Ama aynı zamanda kendi servetini korumayı ya da memurluk harici bir iş yapıp hayatını kazanabilmeyi dahi beceremeyen bir şaşkın. Görünüşü karizmatik, kendi aciz bu Osmanlı aydınını Kemal Tahir -kendi hayatı ile paralellikler kurduğundan da olsa gerek- çok güzel betimliyor.
Serinin bu ikinci romanı tümüyle Kamil Bey’in hapishane yaşamını anlatıyor. Romanın ilk kısmında bir yanlış anlaşılma sonucu sıradan halkın bulunduğu koğuşa düşen
2021 yılı kabul etmek gerekir ki herkes için kötü bir sene oldu. Covid 19 belası, aşı muhabbeti, kısıtlamalar, dolar ,ekonomik sorunlar, kitap fiyatlarındaki artışlar,depremler, yangınlar ve yanan kül olan ormanlarımız,sel, su baskını, çığ düşmesi, şiddetli fırtına, mülteci sorunları, şehitlerimiz, gazilerimizle bizi kahretti.Daha kötü ne olabilir dediysek onuda yaşandık.
İyi şeylerde oldu tabi. Turksat 5A nın uzaya atılması, nükleer santral temeli,Teknofest, otomobil yapımı konusunda ilerlememiz de tek tük iyi gelişmelerimizdi bence. Doğan Cüceloğlu , Sezai Karakoç , Emine Işınsu , Ferhan Şensoy gibi önemli kalemlerimizi kaybettik.Özellikle Sezai Karakoç benim şahsım adına çok önemli ve kıymetli bir kalemdi.Onun kaybı beni gerçekten derinden üzdü. Mekanı cennet olsun ustamın.
Sıralı olarak okuduğum 2021 yılındaki en iyi 10 kitabı size yazmak istiyorum.Sizde yazarsanız, buradaki arkadaşlara öneri niteliğinde faydalı olacaktır.Herkesten kendi en iyi 10 unu bekliyorum.Hadi bakalım 😇👍🏽
1. Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)#135627654
2. Toprak Ana#131288248
3. İnsanın Anlam Arayışı#145783218
4. Gelin Tacı#141931119
5. Gün Olur Asra Bedel#110971311
6. Peygamberler Tarihi (2 Cilt Takım)#138005568
7. Evlilik Ahlakı#141615362
8. Aşk'a Yolculuk 2#118238218
9. Mai ve Siyah#103300843
10. Mukaddime (2 Cilt Takım)#127535513
2021 ın bana göre okuduğum yazarlar içinde açık ara en iyisi Cengiz Aytmatov idi. Herkese gönül rahatlığı ile öneriyorum.Her kitabını birgün okuyup bitireceğim bu kesin.Herkese iyi okumalar diliyorum arkadaşlar.
2022 inşallah ülkemiz ve ümmetimiz adına daha hayırlı,huzurlu ve parlak bir sene olur inşallah.😇🤲🏽