Bana tutunulacak bir şey ver, bir şey ki; hazdan fazla devam etsin ve ıstırap içinde dahi dayanabilsin. Tagore
"Rekabet yok,, herkesin ulaşabildiği herhangi birşeye ben elimi dâhi sürmem.."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
seni kendimden dahi uzaklaştırmaya çalıştığım için hiç pişman değilim. Seninle haram bir ilişki yaşamadığımız için mutluyum. Hani demiştim ya insan sevdiğini bile bile ateşe atmak istemez diye. Sözüme hâlâ katılıyorum. Bizden olmaz demiştim kuzenine gelişigüzel, kalbim, aklım olur belki neden olmasın dese bile. Ben inanmaya başladım olmayacağına. Benim yüzümden. Zihnim yüzümden. Korkularım yüzünden. Sana hiç hoşcakal diyemedim. Diyebilir miyim bilmiyorum da. Ama hoş kal Hamza. Nasip olur muyuz birbirimize bilmiyorum ama sen yine de de hoş kal.

Mona

@zihnimcokdolu
·
Belki de bambaşka biriyle evleneceksin, mutlu olacaksın. Başka bir kadının çocuklarının babası olacaksın belki. Belki bir daha ismini duyduğumda kalbim heyecanla çarpmayacak, bana hiç değmeyen gözlerin başka bir kadına aşkla bakacak belki. Olsun, nasip. Nasip değilmiş der geçilir.
Tıfl-veş uyma hevâya çek elin dünyâdan Sen dahi meyl-i neces eyleme mânend-i cu‘al Osman Nevres
Henri Landru: Fransa’nın “Mavi Sakal” Lakaplı, İlk Seri Katili
Henri Landru, 1869 yılında Paris’te dünyaya gelir. Mütevazi bir ailenin çocuğudur ve 24 yaşındayken kuzeni Marie-Charlotte Rémy ile evlenir. Landru’nun bu evlilikten 4 çocuğu olur ve ardından aile içerisinde geçim sıkıntıları baş gösterir. Landru’nun hikayesi bu an itibariyle başlar. Mavi Sakal Efsanesinin Doğuşu Henri Landru, yaşamının dönüşüm sürecinde finansal zorluklar ve dolandırıcılık olaylarıyla dolu bir yolculuğa adım attı. Dört çocuğunun doğumu, Landru’yu ekonomik sıkıntılara sürükledi ve bu aslında onu suça yönlendiren baş etmen oldu. İlk dolandırıcılığı, petrolle çalışan hayali bir bisiklet fabrikası kurması ile başladı. Henri Landru, ulusal bir reklam kampanyası düzenleyerek, her sipariş için toplam fiyatın üçte birine tekabül eden bir ön ödeme talep etti. Müşterilerden gelen bu para ile hiçbir zaman bisiklet üretmeden ortadan kayboldu. Landru’nun hayatı, ardı arkası kesilmeyen dolandırıcılıklar, sahte isimler ile yaşamını sürdürme ve pek çok para ve hapis cezası ile böyle sürdü gitti. 1904’te iki yıl, 1906’da ise on üç ay hapis cezasına çarptırıldı. Hapishanede olduğu esnada intihar girişiminde bulunması üzerine, psikiyatristlerin “anormal zihinsel bozukluk” teşhisiyle serbest bırakıldı. 1909’da, evlilik ilanı üzerine giriştiği bir dolandırıcılık sonucu üç yıl hapis cezası aldı. Bu olayda, nişanlandığı Jeanne Isoré isimli bir kadının tüm mal varlığını ele geçirdikten sonra ortadan kaybolmuştur. Henri Landru Nasıl Bir Seri Katile Dönüştü? Hapisten çıktıktan sonra Landru yeni bir dolandırıcılığa girişti. Satın aldığı bir garajı ücretini dahi ödemeden başka bir kişiye satan Landru, bu suçtan dolayı 1914 yılında dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Benzer suçlardan dolayı üçüncü defa ciddi hapis cezasına çarptırılan Landru’nun Guyana’daki bir hapishaneye
Lâl
Bazen, bilhassa geceleri, insanın yüreğine bir ağırlık çöker. Anlaşılmak istersin, anlatmak istersin, dinleyecek birileri olsun istersin. Sadece birisiyle konuşmak istersin ama seni anlamayacağını ve sen teselli istemediğin halde boş tesellilerle seni avutacağını bildiğinden elin gitmez yazmaya. Bazen insan anlatmadan anlaşılmak, bağırmadan da duyulmak ister. Ama haykırsa dahi lâl kesilir tüm kelimeler. Hiç değilse bir kez layıkıyla dinlesinler istersin. Sen olsan dinlersin çünkü. Aslında en iyi dinleyiciler de, en iyi teselli verenler de bunlara en çok ihtiyaç duyanlar olur. Çok güzel bir dinleyicisindir çünkü kimse seni dinlememiştir ve sen o yükün ağırlığını biliyor, başkalarına yaşatmak istemiyorsun. Çok iyi teselli ediyorsundur çünkü senin ihtiyacın varken tek bir insan evladı dahi çıkıp sana iyi hissettirecek bir kelime etmemiştir. Nerede eksik hissediyorsa orayı tamamlar insan. Teselli lazımsa en iyi teselliyi verendir, dinlenmek istiyorsa en iyi dinleyendir, görünmek istiyorsa içini görendir, anlaşılmak istiyorsa fısıltıları bile duyandır. Hangi yerde eksik kaldıysa yüreği, kendinde oraları doldurur; tattığı his öyle boğaz yakıcı, öyle kötü bir izdir ki damağında, başkaları yaşamasın diye eksik gördüğü her şeyi kendinde tamamlar. Kelimeler dudakta lâl, hevesler kursakta kal olursa insan sessizleşir ve her sessizlik, aslında bir zamanlar duyulmak için atılmış haykırışlardır. Her sessiz insan, zamanında haykırsa da duyulmamıştır ve her çırpınış biraz daha acıtır insanın boynundaki urganı.
Alıntı