anahtar sesleri vardı kilitsiz bir odanın
3ten sonra herhangi bi saatte.. senin gönlün dâima meshûr ve müsahhardır minvalinde bir ağırlık takılırsa zihnimin iplerine, kedilerin gün aşırı oynayıp yumak haline getirdiği o ipi boynumdan çıkartmam gerekir. bazı şeyler hep çok ağırdı, portakal hep çok nadirdi farsça bir şarkıda ve sen hep aynı gözlerde sakladın kirlerini. kimse gelmez, kimse duymaz çünkü kimse dinlemez ama ben bazen kapının arkasında birisi olduğunu düşünürüm. birisi kapının önünden yürürse ayak sesleri bana geldi sanırım. yalnızlığı cisimler ötesi bildiğimden sözünü edemediklerimde dönüp kendi kendime sarıldım, daha ötesi yoktu. bunu ilk yaptığımda, kendi kollarımı omuzlarımda ilk defa hissedip de hıçkırıkların sessizliği böldüğü odada, daha yalnız olamayacağını idrak ettim insanlığın. hiçbir büyük söz edilmemeliydi bunu bildim. Lunara ne işgüzar bir hayalet ki insanı bu saatte yakalarmış, insaf et hiç var olmamış hayaller ve unutulabilecek acılar hatrına insaf et de bırak zihnimi ve iplerini. öyle korktum ki gerçek olmandan... hiç gerçek olamayacak olmadan bile çok. hala ateşin her şeyi yakmasını bekliyorum yangının sönmesi için.
Duygu Durum Dump
«Daima para kazanmak için yazdım. Edebiyat benim için yalnız bir vasıta olmuştur» diyor bir röportajında. • • • «İşte ben Türkiye'de bir Somerset Maugham'ın yerini tutuyorum, dedi. Ne fazla, ne eksik. Beni böyle değerlendirsinler yeter.» • • • Kerim Sadi, ona ayırdığı kısa ama vurucu satırlarında şöyle der: «Refik Halid, eski konakların mutfağını anlatırken bir tapınağı tasvir eder gibi vecde kapılır. Onun nazarında, en büyük sosyal imtiyaz bir köşkün bahçesinde büyüyüp (İstanbul Çocuğu) olmak ve dadılarla seyis-lerin elinde büyümektir. Dedelerimiz derken, emlak ve akar sahibleriyle aristokratik bürokrasiyi ve siyah sakallarına elmas nişanlar asılı saray uşaklarını kasdediyor. Bunun içindir ki politikada Osmanoğullarına ve Lordlara kolayca hizmet etti ve Bursa'nın dutlukları yanmasın diye Kurtuluş Savaşı'na kurşun atarak yüzelliliklerin arasına karıştı.» (*) • • • Refik Halid'in sade ideolojik konuları değil, okumayı da esasen pek sevdiğini sanmıyorum. Okuyan adam her halinden her sözünden belli olur. Erskine Caldwel'in «Dünyada iki çeşit insan vardır, okuyanlar ve yazanlar. Ben yazanlardanım, okumaya pek vaktim yok» sözünü gelin de anımsamayın. Refik Halid de okuyan değil, yazan soydandı. Ama yazdığını da elhak güzel yazardı. Türkçenin tadını çıkara çıkara okuyucusuna da tattıra tattıra... • • • Sevgili eşini büyük yaş farkına rağmen kaçırarak almış olmaktan büyük övünç duyardı. Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Beklentiler daima yaralar...
"Ne yaparsan yap, daima pişman öleceksin. Belki yaptıklarından, belki de yapmadıklarından." Dostoyevski
"senin gönlün daima meshur ve musahhardır, mazursun sen gamın ne olduğunu hiç bilmedin, mazursun. ben sensiz bin gece kan yuttum, sen bir gece sensiz kalmadın, mazursun!"
Alıntı
ŞEYTAN ATEİST DEĞİLDİ!
❗️SORU: Şeytan kafir mi? Bu soruya alacağımız cevap hemen hemen yüzde yüz aynıdır: CEVAP: O nasıl soru ya, tabii ki kafir! ❗️SORU: Nasıl kafir oldu peki? ​İşte bu ikinci soruda yüzde yüzü bulmak bence zordur. En az iki farklı cevap duyacaksınız. Bunlardan ilki: ”Allah’ı inkar etti de ondan kafir oldu!” derken, diğerleri biraz daha bilinçli olarak: “Adem’e secde etmediği için kafir oldu.” diyecektir muhtemelen. 🔎 ​Sizleri fazla yormadan işe hemen el atayım: 👉 ​Evet, Şeytan (İblis) kafirdir. Ve onun kafir olma nedeni, 'Allah’ı inkar ettiğinden değil, Allah’ın koyduğu bir yasayı beğenmediğinden, O’nun bir emrini akıl dışı bulduğundan'dır! Budur kafir olma sebebi! ​Bu cümleyi tekrar etmemde fayda var: ​Şeytan, çoğu insanın zannettiği gibi Allah’ı inkâr ederek kâfir olmamıştır. İblis ateist değildi. O, Allah’ın varlığına, birliğine, hatta Kıyamet Günü’ne bile iman ediyordu. Ama kabul ettiği Yaratıcısının “Âdem’e secde et” yasasını bir türlü içine sindirememişti. Ona göre bu secde emri, çağdışıydı! Aklın kabul edeceği bir iş değildi bu! Hele bir okuyun şu ayeti: ​"Allah: Ben sana emretmişken, seni secde etmekten alıkoyan da nedir?" "İblis: Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan, dedi.”