Yazardan okuduğum ilk kitap ve daha ilk bölümlerde, işte tam da aradığım kitap diye düşündüm. Yazarın diğer kitapları ile ilgili yaptığım araştırmalardan anladığım kadarıyla, tarzı daha çok gizem gerilim üzerine. Bu kitabı ise farklı. Daha çok gerilim, strateji ve aksiyon diyebiliriz.
Jacintha 'Jack' eşi ile bir ekip halinde çalışıyor. Büyük şirketlerin güvenlik açıklarını test ediyorlar. Gabe evde bilgisayar başında iken Jack direk şirketin içinde, eşi ile kulaklık bağlantısı kurup, tam anlamıyla açıkları kullanarak şirkete sızıyor. Daha sonra da şirkete bir rapor veriyorlar. Yine bir gece sabaha karşı eve döndüğünde, daha birkaç saat önce kulaklıktan sesini duyduğu eşinin cesedini buluyor. Ve maalesef polis için tüm oklar Jack'i gösteriyor.
Jack kaçıyor ama hem av hem de avcı konumunda. Bir yandan polise yakalanmaması bir yandan da eşinin katilini bulması lazım. Yazar; Jack'in kaçarken yaptığı planlar ve stratejileri kadar ona bu motivasyonu veren psikolojiyi de çok başarılı bir şekilde yansıtıyor. Çünkü aynı zamanda yaralı ve yardım isteyebileceği birkaç kişi de pek güvenilir değil. Bu durumda tekrar tekrar ayağa kalkıp devam etmesi büyük bir güç gerektiriyor.
Suçlunun kim olduğunu çok kısa sürede çözüyorsunuz. Bir süre sonra Jack de anlıyor. Artık son bir görevi var, onu yakalatmak. Benim için son derece akıcı ve tempolu bir kurguydu, keyifle okudum.