Demek ki Rilke meleklerini ve şeytanlarını tutmak istemekte haklıydı, çünkü her ikisi de gereklidir. İkisi birlikte daimoniği oluşturur.
Hem Rilke’nin şeytanlarının şiirine melekleri kadar veya meleklerinden fazla katkı sağlamadığını kim söyleyebilir?
Kendime ilişkin bilgiler için kendi içimin derinliklerinde yaptığım araştırmalardan ortaya çıkan bulgular belirsz, içe dönük, biçimlenmemiş ve herhangi bir suç ortağı gibi gizli.
Bir yaratığın arzularımı önceden kavrayıp yararlanması, benim istediğim şey sandığı duruma hemencecik ayak uydurmaya çalışması canımı sıkar. Böyle zamanlarda kendimi, karşımdaki kişinin gözlerinde görmek sinirlendirir beni.
Daimoniği içinize almazsanız, o sizi idaresi altına alır.
Daimonik idaresini yenmenin tek yolu, onunla yüzleşerek, onunla hesaplaşarak, onu özsisteme katarak idare altına almaktır. Bu süreç çeşitli yararlar sağlar. Benliği güçlendirir, çünkü dışlanmışı bütüne ekler. “Parçalanmanın” , benlikteki felç edici kararsızlığın üstesinden gelir. Daimoniği yadsıyan insanın olağan savunmaları olan kendini üstün görmeyi ve soğuk ayrıklığı yıkarak kişiyi daha “insan” kılar.